"Yazmak, varoluşsal bir bunalımın, kağıda dökülmüş zarif bir intiharıdır. Mürekkep, aslında gözyaşıdır." - Franz Kafka"

Öykü > Didaktik

üzgün

O'nu Kaybettiğimiz Gün

Dünyanın 1881 yılında bir ferdi doğmuştu. Maddi
yönden zor günler yaşayan bugünkü devletler gibi,
Osmanlı İmparatorluğu da kapitilasyonlar, mutlakiyet
rejiminden kurtulmak için çıkış kapıları arıyordu. Bu kapı
Selanikte bulunan Ali Rıza Bey- Zübeyda Hanımın

olumlu

Serbest Meslek

Sabaha erkenden açarız dükkanımızı, anahtarla değil, diye bir cümle kurduğum zaman, hemen aklınıza takılmıştır, herkes anahtarla açıyor da bunlar acaba ne ile açıyorlar uzaktan kumandaları mı var yoksa? Yok efendim yok, anahtarla açıyoruz illaki de ondan önce besmele ile açıyoruz, anahtar sonra ki iş a benim canlarım...

nötr

Nasılsın?

\- Ama, "O" dedin. O mu dedim? -Evet , ben, O'nu sormadım ki. Seni sordum.

nötr

Karınca Kararınca

Eve doluşmuşlar, ben çağırmadım tabi ki Buyurun gelin iki lafın belini kıralım. diye... Kim çağırmış orası da belli değil. Hoş kimseler çağırmasa da onlar atlayıp geliyorlar, eşikten... Şu meşhur Ağustos Böceği ile Karıncanın Lafonten Amcanızdan masalını hepiniz bilirsiniz, duymuşsunuzdur... Çalışkan belleriz hep karıncaları...

karışık

Yıldız (Dokunduğum Hayatlar)

İnsanları ve yaşamları gözlüyorum. Işınlarım açılan her pencereden süzülüp neler olup bittiğine tanık oluyor. Milyonlarca yaşam öyküsüne tanık oluyorum.

düşündürücü

Galaktik Irk

Bir kertenkele dile gelirse neler anlatır?
Galaktik Irk'a dayanan sürüngen tarihini bir de onların ağzından dinleyin!

karışık

Ay ve Yıldız Bir Seyfullahtır.

Babamın vücudundan akan kanlara gebe olan bulutların taşıdığı ıstırap havasını kaldıramayacak kadar küçüktü yüreğim. Henüz hiçbir şeyi idrak edemeyecek kadar manasız ve tenhaydı içimdeki mücerret denizi. Ne annemin yorgun ve kurumuş gözlerinin altındaki endişeyi anladım ne de babamın al bayrağa sarılmış çıplak tabutunun içinde ki yüksek kudreti. Benim

olumlu

Aynadaki Tarih

Kadının gözlüğü burnunun ucuna kadar düşmüş, elinde tuttuğu tanıtım broşürü yana kaymıştı. Uykunun verdiği gevşeklikle aralanan ağzından salyası akıyordu. Esra uyuşan bacağını ileriye doğru uzatıp, ayağını sağa sola döndürmeye başladı. Bir türlü rahat edemiyordu. Dik durup, bir eliyle ön koltuğa tutunup da oturmayı denedi. Bu esnada otobüs sarsılarak

olumsuz

Hayata Sıkı Sıkıya Bağlanmak

gece yine eve geç geldi. başı dönüyordu. eğer arkadaşları eve getirmese nasıl gelecekti bilmiyordu. sendeleyerek içeri girdi.annesi yine onu beklemişti...

Başa Dön