Bilgeler ve biz!
Çok hazindir ki, kendisini devlet zanneden ve devletin başına çöreklenen çoğunluğu cahil, sözde politikacı ve devlet adamları, Platon’un adını bile duymamışlardır…
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Çok hazindir ki, kendisini devlet zanneden ve devletin başına çöreklenen çoğunluğu cahil, sözde politikacı ve devlet adamları, Platon’un adını bile duymamışlardır…
Sanatçı, Olduğu yerde duran suçsuz bir insana vurmanın ne demek olduğunu anlaması için şikayetimi geri çekmeyeceğim. Bu ülkede eğlenmeye giden insanların can güvenliği kalmadı mı? Sizce şikayetimi geri çekmeli miyim? diye soruyor.
Bu ülkede canım medyanın 14 Şubat Sevgililer Günü hassasiyetini ve konunun ne kadar popüler oluşunu artık hepimiz biliyoruz 2021 yılı Sevgililer Gününün pazar gününe denk gelişi, pandemi münasebetiyle sokağa çıkma yasağı hem yurdum medyasında malzeme eksikliğine hem de tüm sevgililerin canını sıkmış olabilir. Aslında 14 Şubat değil de
Artık fikir adamlarını mumla arıyoruz. Ortalık, bağırıp çağıran, slogan atan bir sürü lümpene kaldı!
Fikir değil, slogan üreten olduk.
Efendim bendeniz hala bir felsefe öğrencisiyim. Bu alanda okumalarımı da kendimi geliştirmek ve doğru olanı tercih etmemde bana ışık tutması için yapıyorum. Bu nedenle Felsefe bölümünü bitirmeyi hiç düşünmedim. Zira kendimi öğrenci görmek ve hissetmek daha özgür düşünmemi ve daha özgür ifade etmemi sağlıyor.
Öz kimlik değerlerini inkar eden veya edilen birey ve ulustan halkların, kendilerine hiçbir faydası olmadığı gibi, mecburi sahiplendikleri düzene de yararları söz konusu değildir, sadece kullanılırlar
Belki tarih boyunca bilinmeyeceksiniz ama tıpkı umut gibi iyilik de çoğalır. Sizin iyiliğiniz, başkalarına ışık olur ve böylelikle de kötülükler ve karanlıklar devrilir. Her şeyin ve de kendinizin güzel olması dileğiyle
Siz hangisi olduğunuzu düşünüyorsunuz?
Bazı ülkelerde kadınlar tek başlarına sokağa çıkamazlar, gezemez ve istedikleri gibi hareket edemezler. Bırakın bunları, günümüzde biz de dahi birçok erkekler, hamile eşlerini kontrol için erkek doktora götürmek istemezler. Kadın ve erkek arasında dağlar kadar, uçurumlar kadar fark yaratırlar. Böyle düşünen kişilere göre kadınların hiçbir şeye hakları yoktur
Bir kadının yaratıcılığı, çalıştığı ve yarattığı kadarı ile ölçülüyorsa yetiştirdiği çocuklarından emekliliği mümkün müdür ? Hatta herhangi bir güvencesi olmadığı için, mutlu olmayan nice kadın boşanamamakta. Güvence altına alınamayan hayatlar kayıptır. Bu kayıp hayatlardan ise, bir şeyler beklemek tümden ayıptır. Kafiyeyi bozmak için olsa bile, bu kadınların neden
Herkesin diline doladığı kadar demokrasi basit bir malzeme olacak yapı değildir. Bu yüzden demokrasinin ilkeleri hem parlaktır hem de ağır bir yumruktur. Ve bu da birçok çıkarcı anlayışların keyfini kaçırdığı için, her türlü engel set olarak kullanmaktadır.
Hapishane avlusunda hürriyete dair bir çiçek biter. Ayak seslerini dinler çiçek. İnletir başları ezilmiş taşları, elleri kelepçeyle küçülmüş mahkumlarının büyümüş ayakları. Hapishane çeşmesiyle nemlenir yaprakları. Dinler mahkumların birbirlerine yazdığı bahar şarkılarını. Bu yüzden yaprakları solmaz hapishane çiçeklerinin.
Anayasa oylaması geride kalalı aylar oldu. 12 Eylül sabahı yeni bir Türkiyede uyanacaktık. Darbecilerden hesap sorulacaktı, herkes daha fazla özgür olacaktı, terör sorunu halledilecekti, ekonomik problemlerde bile iyileşmeler ortaya çıkacaktı.
Mahkûm arkadaşım ve koğuş arkadaşlarının bir umudu vardı. Kandilden gelen ve pişman olan teröristlerin tutuklanmaları halinde erken tahliye olacakları umuduydu. Basından gelen her yeni haber onların özgürlük hayallerine her gün bir şafağa az kaldı çentiklerini atmalarını sağlıyordu.
Ama nerdeee?..
En lüks binaları ameleler yapar; ama o binalarda zenginler oturur. Benim de işim, harç yoğurmak, demir bağlamak. Gerçi yüksekte kargalar da yaşar; fakat hırsızlıktan kurtulamazlar. Çaldığınız hayatların bedeli, iki üç kuruştur. İnsanları esaret altına almak, sizin özgürlüğünüzün güvencesidir.
En önemli İnsan hakkı yaşama hakkıdır ..Hangi sebep ve ideal uğruna olursa olsun, insan yaşamına kastetmekten daha yüksek bir alçaklık yoktur ... Atakan Korkmaz