Serenay Özkan ile "Farklı Bir Mehtap" Üzerine: "Korku, Biliyorum Demekle Başlar"
Söyleşi: Muhammed Günaydın
Yeni bir eserin oluşum süreci, her zaman beraberinde pek çok soruyu ve arayışı getirir. Genç yazar Serenay Özkan ile son kitabı “Farklı Bir Mehtap” odağında; yazım sürecini, metindeki sembolik karakterleri ve kurgunun arka planındaki temel duyguları konuştuk.
Muhammed Günaydın: Serenay Hanım, söyleşi teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Öncelikle okurlarımız için kendinizden biraz bahseder misiniz?
Serenay Özkan: Ben teşekkür ederim. 2004 yılında İstanbul, Beykoz’da doğdum fakat çocukluğumun önemli bir kısmı Kastamonu Bozkurt’ta geçti. Maalesef Bozkurt’ta yaşanan sel felaketi nedeniyle oradan ayrılmak zorunda kaldım. Lise eğitimimi İstanbul’da tamamladım, şu an İstanbul Üniversitesi’nde Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü’nde eğitimime devam ediyorum. Şiir ve öykülerim ulusal ve uluslararası dergilerde, fanzinlerde yayımlandı. Viata’dan sonra şimdi de Farklı Bir Mehtap ile okurların karşısındayım. Okumaya ve yazmaya kesintisiz devam ediyorum.
Muhammed Günaydın: Kitabın isminden başlayalım. Neden Farklı Bir Mehtap? Bu adı seçmenizdeki özel neden neydi? Serenay Özkan: Bu ismi seçmemdeki en önemli etken ayın evreleriydi. İnsanlar olarak her birimiz hem biriz hem de birbirimizden çok farklıyız. Ay da öyledir; her evresinde farklı bir yüzünü gösterir ama aslında tektir. Kitabın adını, bu çeşitliliğe ve değişime vurgu yapmak için Farklı Bir Mehtap koydum.
Muhammed Günaydın: Öyküdeki "Siyahi Adam" karakteri dikkat çekici. Sorulan sorulara verdiği tuhaf, alışılmadık yanıtların amacı nedir?
Serenay Özkan: Siyahi adam, insanların çeşitliliğini ve özünü temsil etmenin ötesinde bir role sahip. Verdiği her cevap aslında karşısındakine bir ayna tutuyor. Siyahi adamın temel amacı, okuru ve karakterleri her şeyden önce durup düşünmeye davet etmektir.
Muhammed Günaydın: Öyküde tasvir edilen İstanbul sokakları, bildiğimiz Beyoğlu’ndan biraz daha farklı bir izlenim veriyor. Bu bilinçli bir tercih miydi?
Serenay Özkan: Evet, kesinlikle. Öyküdeki mekân sadece Beyoğlu’na ait değil. Kurguyu yaparken hem Beyoğlu’nun o meşhur sokaklarından hem de çocukluğumun geçtiği Bozkurt’un sokaklarından beslendim. İki farklı ruhun birleşimi diyebiliriz.
Muhammed Günaydın: Bu kitabı yazmayı tek bir duyguya borçlu olsaydınız, bu hangi duygu olurdu?
Serenay Özkan: Bu duygu şüphesiz ki korku olurdu. Ancak benim için korku, bir insanın "bilmiyorum" demesiyle değil, "biliyorum" demesiyle başlar. Bilginin getirdiği o ürpertici farkındalık bu kitabın temelini oluşturdu.
Muhammed Günaydın: Eğer bu hikâyeyi hiç yazmamış olsaydınız, içinizde neyin eksik kalacağını hissederdiniz?
Serenay Özkan: Ciddi bir eksiklik hissederdim. Farklı Bir Mehtap sadece bir öyküden ibaret değil benim için. Viata’yı tamamladıktan hemen sonra yazmaya başlamıştım ancak sınavlar ve eğitim süreci nedeniyle 2025’te bitirebildim. Kitap 68 sayfa; belki okurlar daha fazla sayfa veya bölümler bekleyebilirlerdi ama ben bu hikâyenin "kısa ve öz" olması gerektiğine inandım.
Muhammed Günaydın: Kitabı tek bir cümleyle özetlemeniz gerekseydi, bu ne olurdu?
Serenay Özkan: "İki Ayna Birbirine Bakıyor" derdim.
Muhammed Günaydın: Yazım sürecinde sizi en çok zorlayan bölüm hangisiydi?
Serenay Özkan: Son bölümdü. Kitabın finalini çok düşündüm, farklı alternatifler kurguladım. En sonunda hepsini bir kenara bırakıp, yeniden ve bir gecede yazıp bitirdim. İyi ki de öyle yapmışım diyorum şimdi.
Muhammed Günaydın: Yazım süreciniz nasıldı? Planlı mı ilerlediniz yoksa hikâyenin akışı mı sizi yönlendirdi?
Serenay Özkan: Başlangıçta planlı ilerlemeye karar vermiştim lakin hikâye ile benim planımın uyuşmadığı anlar oldu. O noktalarda hikâyenin kendi akışına teslim oldum ve ipleri hikâyeye bıraktım.
Muhammed Günaydın: Son olarak; okur kitabın son sayfasını kapattığında, içinde hangi duygunun kalmasını istersiniz?
Serenay Özkan: Bir duygudan ziyade, bir "düşünme hali" bırakmak isterim. Okur kitabı rafa kaldırıp köşesine çekildiğinde de düşünmeye devam etsin. Eğer o an içinde belli belirsiz bir korku veya gerilim hissediyorsa, Farklı Bir Mehtap amacına ulaşmış demektir.




