Neden Ben?
Hayatta bazı anlar vardır.
O an yaşadığınız olayın sadece acısını görürsünüz. Öfke duyarsınız, üzülürsünüz ve istemeden de olsa içinizden şu cümle geçer:
"Neden ben?"
Geçtiğimiz aylarda yaşadığım sel felaketinde ben de tam bunu yaşadım.
Sitemizde yaklaşık 200 araç vardı. Bunların yalnızca 20 kadarı zarar gördü. Pert olan araç sayısı ise sadece 5-6 idi.
Benim aracım da o araçlardan biriydi.
İşin ilginç tarafı, pert olan araçlar içinde piyasa değeri en düşük araçlardan biri benimkiydi.
İlk düşündüğüm şey şuydu:
"Bunca araç arasından neden benimki?"
Oysa o otomobil bizim için sadece bir ulaşım aracı değildi.
2013 model Opel Astra'ydı. Sadece 65.000 kilometredeydi. Boyası yoktu, değişeni yoktu. Yaşına göre neredeyse koleksiyonluk denecek kadar temizdi. Sadece tamponunda birkaç küçük çizik vardı.
Onu satmaya kalksak belki 700-750 bin TL civarında bir değeri vardı. Fakat ikinci el piyasasının durgunluğu nedeniyle istediğimiz fiyata kısa sürede satabilmemiz oldukça zordu.
Sonra beklemediğimiz gelişmeler yaşandı.
Allah'a şükür aracımızın kaskosu vardı. Daha da önemlisi, poliçeye sel ve doğal afet teminatını ekletmiştik.
Sigorta şirketi beklediğimizden çok daha yüksek bir rakamla, 800 bin TL pert bedeli ödedi.
Ardından kayınpederimizin desteği de eklenince, aylarca hayalini bile kurmadığımız bir şey gerçekleşti.
Sıfır kilometre, 2025 model Nissan Juke sahibi olduk.
İşte o gün şunu çok daha iyi anladım.
Biz insanlar çoğu zaman olayın ilk perdesini görüyoruz.
Allah ise filmin tamamını...
Biz kaybı görüyoruz.
O ise önümüze açılacak yeni kapıyı biliyor.
Belki de bu yüzden Kur'an'da şöyle buyruluyor:
"Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlıdır; sevdiğiniz bir şey de sizin için şer olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz." (Bakara Suresi, 216. ayet)
Bugün geriye dönüp baktığımda, o günkü üzüntümün yerini derin bir şükür duygusu alıyor.
Eğer o sel yaşanmasaydı, belki hâlâ eski aracımızı kullanıyor olacaktık.
Hayat bazen bizi çok sevdiğimiz şeylerden ayırıyor.
Ama bunu, bize daha iyisini hazırladığı için yapıyor olabilir.
Bu yüzden artık başıma olumsuz bir şey geldiğinde hemen "Neden ben?" diye sormamaya çalışıyorum.
Çünkü öğrendim ki...
Her musibet, sadece bir kayıp değildir.
Bazen görünmeyen bir nimetin başlangıcıdır.
Bugün hâlâ anlamlandıramadığım olaylar olduğunda içimden sadece şu cümle geçiyor:
"Rabbim, ben şu an göremiyor olabilirim. Ama Sen mutlaka daha iyisini biliyorsun."
Ve ardından...
Şükrediyorum.