"Gelecek, şimdinin geçmişidir, sadece daha pahalı." - Oscar Wilde"

Kadırga’nın Diğer Yakası

"Nasıl bir zor denge, birbirimizin sıratından geçişimiz. Benim bin katilim var, senin bin eşkalin: Eşit sayılırız." Küçük İskender

yazı resim

İnsanoğlunun yeryüzünde işlediği ilk ve en eski suç, cinayetti. Yaygın inanışa göre Kabil'den bu yana işlenen her cinayetin günahından ona da pay düşüyordu. İlk cinayete uzanan olayın temelinde ise aşk ve kıskançlık vardı. Aşkın yakıcı ve kavurucu etkisinden midir bilinmez, şeytan da her aşkı kıskanırdı. Asırları aşan ünleriyle Mevlânâ ile Şems arasındaki ilahi dostlukta bile kıskançlık ve ölümün yaşanmış olması, bunu doğrular gibiydi. Şems, yaşadığı dönemde şöyle demişti:

"Şeytanda, bir özellik hariç, insandaki bütün özellikler vardır. Şeytanda olmayan tek nimet aşktır. Onun kıskanması ve çekememesi de bundandır."Aşk ilahiydi; ama aynı zamanda insanın en büyük çıkmazıydı. Çünkü bütün günahların, hatta cinayete kadar varabilecek suçların bile ham maddesi olabiliyordu.

Suçla mücadelede, her gün yeni ve farklı yöntemlerle mücadelenin en yoğun yaşandığı Asayiş şubesinde yeni, hızlı ve pratik soruşturma yöntemleri geliştirmek zorundaydılar. İnsan var oldukça iyi de kötü de hep var olmuştu, bitmek tükenmek bilmeyen kıyamete kadar sürecek bu yarışta kanun adamlarının halk adına yaptığı görevlerde her an kendini yenileyerek mücadele etmesi kaçınılmazdı.

Şimdiyse Karaelmas diyarının üstünde dolaşan Azrail'in bu gri şehirde epeyce mesai harcadığı karanlık günler yaşanıyordu. Şeytanda aşkla başlayan bu hikayelerde belki de bir köşede oturmuş aşktan intikam alırcasına izliyordu ve avuçlarını ovuşturuyordu. Bu üç harfli sihirli kelimede de hem ilahi aşka giden bir yol vardı hem de cinnet haline dönüşerek cinayete kadar uzanan görünmez bir patika vardı. Bu patikanın taşlarını da aşk nimetine olan susuzluğunun ve açlığının hırsıyla şeytan döşüyordu .

Yorumlar

Başa Dön