..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşamak için topu toplam altı haftam kalsaydı ne mi yapardım? Tuşlara daha hızlı basmaya bakardım. -Isaac Asimov
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Anı > Hakan Yozcu




21 Kasım 2016
"Kuzucuk Köyü"nde Sabah Kahvesi  
Hakan Yozcu
Küçük, temiz ve şirin bir yer “Barış’ın Yeri.” Burasını, belediye açmış. Hakan, “Ben çalıştırıyorum burasını” diyor. “ Genelde hafta sonları hizmet veriyorum. Sabah erkenden gelip açıyorum. Erkenci müşterilerim var. Gelip kahve içerler. Döner veya kebap yerler. Öğleye doğru da kapatırım” diyor…


:BAG:


     Pazar günleri kızımın keman dersleri için Kuzucuk Köyü’ne gidiyorum. Ders, yarım saat sürüyor. Kızım “Grade” sınavlarına hazırlanıyor. Grade, İngiltere’nin ABRSM’nin düzenlediği Enstrüman seviye sınavı.
     Kızımın çalışması, yaklaşık 35 dakika sürüyor. Bu süre içinde de ben Kuzucuk Köyü içinde yol kenarına portatif olarak kurulmuş “Barış’ın Yeri” adlı mekâna gidiyorum. Burada döner, kebap, kahve, çay ve çeşitli içecekler bulunuyor.
     Genç bir arkadaş çalıştırıyor burayı. Onunla adaşız. Onun da adı Hakan. Selam verip oturuyorum. Yan tarafa büyük bir şemsiye ile de gölgelik yapmış. Küçük bir masa ile birkaç sandalye koymuş. Asıl mekân ön kısmı. Masalar ve sandalyeler burada. Bir restaurant ve cafe görünümü var.
     Hakan, hoşsohbet bir arkadaş. Kendimi tanıtıyorum. Sade bir kahve söylüyorum. Biraz sonra bol köpüklü, tadı hoş, güzel bir kahve geliyor önüme. Tabii yanında bir bardak su var. Alışkanlık yapmışız bir defa, sudan bir iki damla kahveye döküp yudumluyorum. Gerçekten nefis bir kahve. Hem tadı, hem de görüntüsü mükemmel…
     Bu arada gelenler oluyor. Ya köylü gençler, ya da yoldan gelip geçen müşteriler bunlar… Araçlarıyla yolculuk yapanlar, kısa bir mola veriyor burada. Kimileri kahve içiyor, kimileri döner ısmarlıyor. Köylüler için de özlenen bir mekân burası…
     Küçük, temiz ve şirin bir yer “Barış’ın Yeri.” Burasını, belediye açmış. Hakan, “Ben çalıştırıyorum burasını” diyor. “ Genelde hafta sonları hizmet veriyorum. Sabah erkenden gelip açıyorum. Erkenci müşterilerim var. Gelip kahve içerler. Döner veya kebap yerler. Öğleye doğru da kapatırım” diyor…
     Hakan, titiz, temiz bir genç. Dürüstlüğü ve doğruluğu her halinden anlaşılıyor. Aynı zamanda konuşkan biri de... Belli ki işini severek yapıyor.
Asıl işi bu değilmiş. DAܒde çalışıyormuş. Otobüs şoförüymüş. “Hafta içi kendi işimdeyim. Hafta sonları da buradayım” diyor. “Masraflarım çıkıyor. Hem vakit geçiriyorum, hem de bölge halkına hizmet veriyorum. Yoldan gelip giden yolcular için de farklı oluyor. Biraz oturup soluklanma fırsatı buluyorlar. Kahve içip dinleniyorlar.” diyor.
     Hakan ile farklı bir konuda sohbet ediyoruz. Nereden açıldı bilmiyorum ama konumuz Adana oluyor. Gülerek: “Adana’yı çok iyi biliyorum” diyor. Anlatmaya devam ediyor: “Birkaç kez Adana’ya gittim. Şu hikayeyi anlatırlar hep.” Çocukluğumdan beri hep duyduğum Yılan ile Kozanlı hikâyesini anlatıyor: “Kozanlı ile bir yılanı aynı torbaya koymuşlar. Yılan, ‘Kozanlı beni sokuyor, Kozanlı beni sokuyor’ diye bas bas bağırıyormuş... “Düşün be Abi, yılan adamı değil, adam, yılanı sokuyor”
     Ben, gülüyorum. “Bak, bu hikâyenin gerisi de var. Bu kadar olan kısmını genelde Kadirlililer anlatır. Burada bitirirler. Kozanlılar da bu hikâyenin devamını anlatırlar: Yılan, Kozanlı kendisini sokuyor diye torbadan çıkıp kaçmış. Ama bir de bakmış ki Kadirlili geliyor. Yılan ‘Eyvah, Kadirlili geliyor!” diyerek Kozanlı’nın olduğu torbaya geri girmiş”
     Gülüşüyoruz. Yani Kıbrıs’ta Kuzucuk’ta bir cafede, Kıbrıslı biri ile “Kadirli-Kozanlı Hikâyesini” konuşacağımız hiç aklıma gelmezdi. 40 yıldan fazla bir süre bu hikâyeleri dinlemiştim hep. Hakan’a diğer Kadirli Kozanlı hikâyelerinden anlattım. Onlara da güldük. Bu konuda anlatılan o kadar çok hikaye vardı ki anlatmakla bitmezdi…
     Kahve içimi sonrası vaktim doluyor. İki adaşın, “Kadirli-Kozanlı” sohbeti sona eriyor. Çok güzel bir sohbetin ardından kalkıp kızımı almaya gidiyorum…
     Eğer Hafta sonları yolunuz Kuzucuk Köyü’ne düşerse, hemen yol üstünde bulunan “Barış’ın Yeri” adlı mekâna uğrayın. İster kahve için, isterseniz kebap yiyin. Hiç pişman olmayacaksınız. Güzel bir sohbetten sonra kendinizi dinlenmiş hissedeceksiniz. Belki de hiç unutamayacağınız bir hafta sonu yaşamış olacaksınız…
     



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın anı kümesinde bulunan diğer yazıları...
Düşen İlk Yağmur
Ulu Çınar
Son Dua
4. Türkoloji Buluşması Kktc Gezisi
Beyaz Melekler
Topuk Dikeniyle Yaşamak
Küçük Bir Kaza Yaşadık

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sevgisiz Sevgi
Gulit
Emanet
Ritsa Gölü Efsanesi
Aksilikler
İran’dan Acı Bir Aşk Hikâyesi
Bağdat Hurması
Nasılsın?
Ferhat Gibi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Minik Bir Şaire Rastladım [Şiir]
50. Yaş Şiiri [Şiir]
Yağmur [Şiir]
Yollarım Sana [Şiir]
Nar Gözlüm [Şiir]
Kazan Mesnevisi [Şiir]
Sen Bilirsin [Şiir]
Bırakıp Gitme [Şiir]
Yaşayan Ölü [Şiir]
Analar [Şiir]


Hakan Yozcu kimdir?

1964 doğumluyum. Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyorum. 1988 Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. 20 yıl çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yaptım. Uzun yıllar Yenivolkan ve Güneş Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptım. Şu an Habearkıbrıslı ve Güncelmersin Gazetelerinde yazıyorum. Birçok internet gazete ve sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Şiir, öykü ve tiyatro oyunları yazıyorum. Bu alanlarda çeşitli ödüllerim var. Kendime ait basılmış "Güzel Bir Dünya" ve "Mesela Başka" isimli iki adet öykü kitabım var. 7 tane tiyatro oyunum var. 6 yıl Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevinde bulundum. Halen Başbakan Yardımcılığı Ekonomi, Turizm, Kültür Ve Spor Bakanlığı'na bağlı Müşavirim.

Etkilendiği Yazarlar:
...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |


İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2017 | © Hakan Yozcu, 2017
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.