..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Kürtaj sadece kendileri bir zamanlar doğmuş insanlar tarafından savunuluyor. -Ronald Reagen
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




1 Eylül 2019
Nasıl Yaşar Nasıl Ölürüz 7  
Bayram Kaya
Simbiyoz yaşamın getirdiği bu avantaja karşın özelleşen ve özel bağıntı durum içinde olan hücre kendi başına tüm kendi hayat sal olaylarını gerçekleştirme işinden vaz geçmekle hücre; simbiyoz dezavantajı göze almıştı. Hayat olmuş bitmiş bir donanım değil, içte ve dışta sürekli yen donanımlarla olmanın evrimiydi.


:BC:
Hücresel düzlemde hücre içi simbiyoz yaşam kendi avantajını ve de dezavantajı beraberinde getirmişti. Hücre dezavantaja rağmen simbiyoz yaşamla hücre; "hücreyi, hücre birim zamanına dönüşen hızlanmasıyla hücreye olağan üstü bir yetenek kazandırdı.

Simbiyoz yaşamın getirdiği bu avantaja karşın özelleşen ve özel bağıntı durum içinde olan hücre kendi başına tüm kendi hayat sal olaylarını gerçekleştirme işinden vaz geçmekle hücre; simbiyoz dezavantajı göze almıştı. Hayat olmuş bitmiş bir donanım değil, içte ve dışta sürekli yen donanımlarla olmanın evrimiydi.

Yani simbiyoz yaşam ya da kolektif hücreli yaşam, bir hücrenin hiçbir zaman yapamayacağı umulmadık yepyeni bir yetenekti. Bu durumda simbiyotik yaşam tekil hücrenin daha önce yapabildiklerinden de bir feragat ve kısıtlanmaydı.

İlik simbiyoz entegreli hücreler arası süreçler, kan yapıyordu. Mide ya da sindirim sistemini oluşmakla özelleşen simbiyoz tutum, dıştan girdi olan besinleri sindiriyordu.

Mitokondri simbiyoz yaşam içinde de kan ile gelen besinlerden hem kendisinin hem de diğer simbiyotik organ doku ve sistemlerin enerjisini sağlıyordu. Ortaklaşan simbiyoz ile hayata akıl almaz bir kalite, hız ile iş ve yetenek kapasitesi gelmişti.

Bağıntı iliş kinlik ile gerek tekil hücrelerin gerekse simbiyoz bileşenli ve kimyasal enerjili özlerin, biçimleri ve tepki koyuş donanımları benzer ve farklı olmakla, hayat çeşitlenmekteydi. Özneye dek ruhsal öğrenmeli tepkiler farklıydı.

Hayat bir türden olmamakla çok daha iyi ve garantili akış yapmanın bu halleriyle evrensel enerjiye yeni akış alanları açılıyordu. Şimdiki hayat özün korunması dışında, dünkü hayat değildi. Bugünkü hayat ta yarınki hayatlar olmayacaktı. Şimdi sürece bu bilgilenme ışığı altında sürdürülen anlatımlarla ve benzer süreçlerle hayata yeniden bakalım.

Nasıl en yoğun kütleler uzay zamanı bükmekle kütle kendi çevresindeki uzay zaman içinde bir etki alanı oluşturursa. Ya da elektrikti yükün ve elektrikti manyetik yük alanlarının nasıl bir çekim gücü varsa; işte böylesi temel çekim gücü ile türlü çekim koşulları içinde olan parçacıktan atoma, atomdan moleküle; molekülden akıllı polimer yapılara ve hayatın daha büyük yapılarına doğru oluşan doku, organ, organizmalar gibi sürü gibi toplum gibi süreçlere doğru hep farklı ve yeni bir çekim alanı oluşa geldi.

Çekim alanları bunlarla kalmaz. Çevrenin çöl gibi, orman gibi, bataklık alanlar gibi vs. olmasının nasıl kendilerine özgün bir çekim gücü varsa; bağırsak solucanının içimizde yaşaması gibi, pirenin koyun derisinde yaşaması gibi konakçı yaşam; koloni yaşamı, sürü yaşamı, sosyal yaşam, toplumsal yaşam gibi birçok çekim alanı olan yaşamlar vardır.

Şunu unutmayın. Her çekim alanı boşluklu tanecikli etki alanı; her çekim alanı aynı zamanda çekip itme yapan girişmeler olmasıyla; o süreç kendi seçme ayıklamasını kendisinin yapma bilinciydi. Aslanı çöl değil savanlık alan kendisine çekecekti.

Bir fil için, orman ya da savanlık alan dururken; bataklık alan file itici gelecekti. Bataklıkta ormana göre timsaha çok çekici gelecekti. Hayat bu niş alanlarını kendisine uygun olan bu tür usulleriyle dolduruyordu.

Hayat moleküler düzlemli fiziki ve kimyasal tarzdaki bu tür çekim düzlemlerinin ortaya koyduğu yüksek inşacı bir sistemler bileşiğidir (entegresidir, organizmasıdır). Daha atom düzlemindeki birleşmeler içinde bu yeğleyişler de biri diğerine göre diğerin daha çok yeğleyip diğerinden önce onunla birleşiyordu.

Bu birleşme eğilimlerinin hücre düzlemindeki karşılığı sitoplazma, süreçti. Şeyler arası yoğunluk farkı, ya da özgül ağırlık, büyük küçük olma, hafif ağır olma gibi kıyas baskı basınç durumlarının kendilik etki, seçilim ve imajı ile aklı oluşan süre durumlardı.

Sitoplazmaya doğru çekme itme yapan eylemseli durumlar faz geçişliydi. Farklı farklı derişmelere sahip moleküler seçme ayıklamayı ortaya koyan bu seleksiyonlardan alınan imajlar zaten zekanın ilk adımlarıydı. Hücreler ortam salınımlı bu süreç içindeki en az enerji harcayan işlerle hücrenin kendi dış girdilerini içe, içtekilerini dışa girdi çıktı yapması, kural ve asıldı.

Böyle iken hücreler, ortam salınmasına karşı olan bir tavırla zor birleşme eğiliminde olan kimi kimyasal sentezlerin birleştirmesini de yapıyordular. Organ ve dokular ortaya konacak bu tür sentezlemeleri esnasında yine yüksek enerji harcar. Afinite direnç gösteren bu zorluklara karşı hücrenin bu tür inşacı tavrı, hücreyi öznel yoldan adeta ikinci kes canlandırıyordu.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
El Bel Baal 2
İrade 1
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 2
El Baal Bel 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 2)
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 1
Özneli İzinli 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 1)
Somut Şeyler Soyut Oluyordu 2
İttifakları Seremoni Mantığına Dönüşme 1

Yazarın bilimsel ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sahiplik İmanı 1
Mal mı, İnsan mı?
Mamon'du Belirme 1
İlham
Bağ Enerjisi 1
Sistem 15
Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 20
Tarihi Olan İlahi Adalet1
Sistem 11
Müruru Zaman 7

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Aslına Yüz [Şiir]
Vah ki Vah [Şiir]
İsis Dersem Çık Ereşkigal Dersem... [Şiir]
ve Leddâllîn, Amin [Şiir]
Görmez Şey [Şiir]
Dehalet [Şiir]
Tekil Tikel Tükel [Şiir]
Mavi Yare [Şiir]
Zafer Kazandım Diyenlerindir [Şiir]
Değmeyin İşte [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Dünyayı yaşantılaşan çabalar içinde duygunun önemi hiç yitmezse de, payı giderek azalmaktadır. Sosyo toplum bazlı, genel bir açılımla başlayan çalışmalarım da; bilim felsefesi içinde olunma gayreti güdüldü. Bu nedenle yazıların tarisel, sosyo toplumsal evrimli ve türlü doğa bilim verileri güdülü çalışma olmasına gayret edildi. Genel felsefem içinde bir bilgi; ne kadar çok bağıntısıyla söylüyorsanız, o bilgi o kadar bilinir bilgidir.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Bayram Kaya, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.