..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bildiğim tek şey, ben bir Marksist değilim. -Karl Marx
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




21 Eylül 2019
Nasıl Yaşar Nasıl Ölürüz 23  
Bayram Kaya
Evrensel kritik değerler bu düğüm noktası olan tek enerji yerleri olmakla pek çok alanda kritik tek değerlerdi. Altında başka bir bit yeniği aranacak noktalar değildi. Düğüm enerjisi olan nokta git olanın geri sıçrayıp geri yansıdığı ya da gel olanın kesikli olup geri yansıyan dönütü olmakla bu düğüm enerji kritik eşik değerini ortaya kor.


:CC:
1-Entropinin kuralıdır. Var oluş gibi yokuş yukarı olmanın tersi de her durumda iniş aşağı olan organ ve organ eller yıpranması ile öleceğiz. Ama bizim dışımıza olan hayat için yaşama dek azalan etkilere karşı, azalan etkiyi artıran yönde; azalan enerjiyi yokuş yukarı yapmak, hayata maliyetli katkı veren enerji biçimine dönüşme olmaktadır.

Yırtılanı tersten onarma, bütün olanın yüzey hacim gerilmeli çelişkisi nedenle hücre bölünmesi, yıprananın restorasyon el tepkisi ise ilanihaye değildi. Üstelik vücudumuz içinde kendisini yenileyemeyen kas dokuları, mitokondri, sinir hücreleri gibi sentez olmanın maliyeti nedenlerle de öleceğiz. Hayat elbet bir gün bunu da aşabilir.

Şunun şurasında hayat üç milyar yılın sonunda çok hücreliliğe beş yüz milyon yıl önce geçmişti. Hayat üç milyar yıl sonra ölümsüzlüğü tersten ölüm yapan süreçleriyle ölümsüzlük yanında ölümle de yoluna devam etmeye başlamıştı. Ölümsüzü ölüm yapan hayat, bu diyalektikti dinamik içinde üreten topluma geliş gibi ölümü, ölümsüzlük yapacak bam başka çevrimler içine girmeyeceği düşünülemez bile.

Hayat ölümsüzlüğü ölüme çeviren entegre bütünleşik gel olan süreçler içinde bunun git sürecini yani kendisini yineleyenler yanında kendisini yineleyemeyen zorunlu süreç durumlarıyla kas dokusu, mitokondri ve sinir hücresi gibi iniş aşağı olan durumları bize, ölümün maliyetidirler.

2-Canlılığı veren ip uçlarının tersi de bize ölümü verecektir. Örneğin; bir zar, yani bir hücre zarı iki tarafında da birçok molekülün geçişine izin veren değişken durumlu derişimle olan faz farkını yitirdiği zaman, yani ozmosun olmadığı zamanlar içinde de öleceğiz.

Varlık, her bir enerji düzenleri, işlevler, yalıtımlar vs. niceli bir durumla durum enerjisidir. Yani potansiyel enerjidirler. Yani depo enerjidir. Ve bu durum enerjili potansiyelin baskı ve basınç doluluğun akışı ile varlık git olmaya, yani iniş aşağı olmaya eğimlidir.

Parmağınıza tutturulmuş olmakla ucunda top olan lastiği ileri atmanızla ileri doğru sünüp akış yapan lastikle birlikte topun geri size gelmesi gibi Akış yapan potansiyel durum, geri bağlanımla da gel olmaya eğilimlidir.

İşte ozmos geçişi, bu git durumlu akış yapan boşalan potansiyel enerji ile akış yaptığı çıkış yerinde boşalan bir boşluk enerjisi ortaya kor. Boşluk enerjisi doluluk enerjisinin negatifidir.

Veya boşluk enerjisini pozitif olarak alırsanız doluluk enerjisi boşluk enerjisinin negatifidir. Yani bir niceli durum diğer potansiyel enerjiye; boşluk-doluluk durumu olan bir alan etkisinin rolünü oynar.

Biri olmadan diğeri olmayacağına göre boşalmayı durduran, boşalmayı tersine çeviren belirme; yalın haliyle mekanik, entegre veya karmaşık haliyle bağıntı sal maliyeti ile plastik girişmeli canlanma hayli pahalıdır.

Okur hayatın çok yalın ve nicel süreçlerde başladığını; hayatın yalın nicel süreçler entegreli bağıntı ve girişme düzenli yüksek enerji organizasyon, olduğunu sezmiştir.

İniş aşağı olan alanın devinmesi alan yönünde olmakla, alan yönünde olan hemen hemen hiçbir dirençle karşılaşmaz. Çünkü alan da iniş aşağı olan eylem de ikisi de iniş aşağıdır. İniş aşağı olan ters durumla yokuş yukarı durumla geri bağlanım olarak belli bir eşikte durdurulup gerilim ya da potansiyel durum birikmesi olmazsa; süreç durum tekdüze olur.

Oysa var oluş tekdüze durumu aşmakla yokuş aşağı olan akışı kesikli sürekli tersine durumların gelip geçici enerji düzeni yapmakla var olur. Örneğin bir evrensel lamda sabiti ve bir evrensel kütle sabiti olan omega bu git olanın gel olanını Planck zamanla oluşur.

Ya da üstte belirttiğim kişi-kişi gibi, proton-proton gibi benzerlerin birbirini itmesini çekmesini lamda ve omega değerlerle oluşur. Kolaylık yokuş aşağı iken, belli bir durumda niceli oluş tükenmeye karşı tükenmemenin sürene karşı sürmeme, sürmemeye karşı sürme oluşun zıt alan etkisiyle, git olana gel; gel olana git olmanın düğüm eşik değeri ile evren sabitleri olan zorunluluk ortaya konacaktı.

Çünkü belli kritik eşikler de çukur, tümseğine; tümseği de çukuruna dönüşmek zorundadır. Varlık birçok değerle niceli olur. Bu nicelim ile varlık gel ve git olur. Ama aynı varlık birçok değil, sadece bir tek niceli değer noktası ile düğüm enerjisini oluşmakla bu düğüm noktası evrensel kritik sayı değeridir.

Evrensel kritik değerler bu düğüm noktası olan tek enerji yerleri olmakla pek çok alanda kritik tek değerlerdi. Altında başka bir bit yeniği aranacak noktalar değildi. Düğüm enerjisi olan nokta git olanın geri sıçrayıp geri yansıdığı ya da gel olanın kesikli olup geri yansıyan dönütü olmakla bu düğüm enerji kritik eşik değerini ortaya kor.

Alan yönüne zıt olan yokuş yukarı durum tamamen çok yüksek enerji katılımı gerektiren düzen enerjisi olmakla bir durum ve düzenliliğe dönüşme olmaktadır. Kuşkusuz ki burasının da kesikli olmakla dön olan geri sıçrama noktasıyla yokuş aşağı olması kaçınılmaz. Yokuş yukarı olanın yokuş aşağı olanına farkı taşınan aktarılan öğrenilen çevrim edilen kolektif HAYATTI.

Şöyle düşünün bir kayayı yokuş aşağı rahatlıkla yuvarlarken, aynı kayayı yokuş yukarı doğru aynı rahatlıkla yuvarlayamazsınız. Kayayı yokuşa taşımak için kan ter içinde kalmanız yetmezmiş gibi hariçten enerji, takviyesi yaparsınız. İşte yapılacak enerji takviyesi düzenliliği ortaya kor.

Elbette ki gel gir düğüm enerjili geçişlerin iniş aşağı doğru olan durumla giderek geçişin geçiş siz iliğine yukarı yöne dönüşmesi inşanın temel kuralıdır. Bu nedenle tümden iniş aşağı dip olup dipte kalmanın geçiş siz ligine karşı yokuş yukarı doğru taşınmanın düzenliliği, çok maliyetlidir.

Düzenliliğe dönüşen enerji, düzensizlikte yok oluyordu. O tarafta eksilen enerji bu tarafa ekleniyordu. Bu taraftaki o taraftakinin, o taraftaki bu taraftakinin kayıp kütlesi ya da o şeyi ne birim ve ne nicelik olarak ele alıyorsanız o şey (ney ise ney) o duruma göre o durumun kayıp enerjisi veya kara cisim ışımasıydı.

Ozmos çevre uyaranlarına karşı canlılığın ilk kazandığı fiziksel tepkili bir yalıtımlı, işlevlerden birisidir. Çevresel baskı ve basıncın zardaki karşılığı ozmos geçişidir. Tat alma yine bu ozmosa bağlı geçişle ilk kazanılan seçiciliği oluşan kimyasal işlevdir.

Hücre zarı dıştaki ve içten baskı ve basınçlar karşısında bir gerilimler alanındadır. Dış etkiye karşı zarın direnci gerilen bir yüzey alanı ortaya kor. Ha keza ozmosla içe alınan madde de içte hacmi artırmakla zarın yüzeyinde bir alan gerilmesi ortaya koyar.

İşte zara bağlı bu gerilimlerin gerilim kuvvetlerinin niceli farkı elektriksel değer birim olarak söylenir. Belli bir eşik değeri üzerinde olan içteki basınç dışa atılırken (boşaltım- atık-data- sinyal) dıştaki basınç içe alınırken (girdi-ithal, data) bunlar hücrenin organize ilişkili ağırlık kesim noktasına hücrenin isteği ya da isteksizliği gibi yansır.

Aslında canlılık bir hücre zarının iki yanındaki elektrikti potansiyel farkının denge süreçleri çevresinde oluşan seçme ayıklama seçeneği yerine göre sürekli tutma, durdurma süreçli bir işlevdirler.

3-Örülen, ör genleşen, dokunan yokuş yukarı olan süre durumlar aynı anda ve tersi durumla yıpranma, aşınma, eskime gibi iniş aşağı nedenler içermesinden ötürü ölümlerle birlikte, kimi kes te inşaca kalıtsal materyal bozuklukları nedenlerle de ölümler olmaktadır.

Bunların bölünme, çoğalma yolu ile düzeltmeleri yapılsa bile, daha embriyo dönemi içindeyken kas dokusu, sinir hücreleri ve mitokondri telomer gibi geri dönüşsüz olarak durdurulan kas ve sinir hücrelerinin bu ölümleri nedenle de öleceğiz. İniş aşağı olan durumlar, tıpkı hayatın canlanmanın kendisi gibi vücudumuz da bir türlü olan durumla değildirler.

Geri dönüşsüz olarak çoğalamama gibi beliren bu tutumlar doku harabe eti olup, kendisini yenileyemeyip, çoğalamayan beyin hücreleri nedenle öleceğiz.

4- Hücre mitokondrileri haploit kromozom olduklarından kendilerini hücre dışına çıkarıp ta mitoz veya eşeyli olarak çoğalamaz. Hücre yenilemesi yapamaz bölünüp çoğalamaz olması en temel ölüm sebebidir. Mitokondri bu tür ölüm içinde olmakla, mitokondri sentezi olmak nedenle bizler de boğularak ölürüz.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
El Bel Baal 2
İrade 1
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 2
El Baal Bel 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 2)
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 1
Özneli İzinli 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 1)
Somut Şeyler Soyut Oluyordu 2
İttifakları Seremoni Mantığına Dönüşme 1

Yazarın bilimsel ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sahiplik İmanı 1
Mal mı, İnsan mı?
Mamon'du Belirme 1
İlham
Bağ Enerjisi 1
Sistem 15
Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 20
Tarihi Olan İlahi Adalet1
Sistem 11
Müruru Zaman 7

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Aslına Yüz [Şiir]
Vah ki Vah [Şiir]
İsis Dersem Çık Ereşkigal Dersem... [Şiir]
ve Leddâllîn, Amin [Şiir]
Görmez Şey [Şiir]
Dehalet [Şiir]
Tekil Tikel Tükel [Şiir]
Mavi Yare [Şiir]
Zafer Kazandım Diyenlerindir [Şiir]
Değmeyin İşte [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Dünyayı yaşantılaşan çabalar içinde duygunun önemi hiç yitmezse de, payı giderek azalmaktadır. Sosyo toplum bazlı, genel bir açılımla başlayan çalışmalarım da; bilim felsefesi içinde olunma gayreti güdüldü. Bu nedenle yazıların tarisel, sosyo toplumsal evrimli ve türlü doğa bilim verileri güdülü çalışma olmasına gayret edildi. Genel felsefem içinde bir bilgi; ne kadar çok bağıntısıyla söylüyorsanız, o bilgi o kadar bilinir bilgidir.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Bayram Kaya, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.