..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dilerim, tüm yaşamınız boyunca yaşarsınız. -Swift
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Yazarlar ve Yapıtlar > Türk Şad Köktürk




20 Haziran 2004
Oktay Sinanoğlu'nda Yanlışlar Zinciri  
Türk Şad Köktürk
Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler


:CHAD:
Teşbihte hata olmaz. "Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler." Basın-yayında Türkçü adam kıtlığı olunca az çok "vatancı" tutum takınan herkesin Türkçü ilân edilmesine şaşmamak gerek. Oktay Sinanoğlu hiçbir akımın temsilcisi olmadığını söylemesine rağmen birileri tarafından Türkçü ilân edilmiştir. Hâl böyle olunca Sinanoğlu'nun söyledikleri de Türkçülüğe mâl edilmektedir. Peki gerçek nedir? Oktay Sinanoğlu Türkçü müdür? Bunu Sinanoğlu'nun kendi yazılarından, konuşmalarından yola çıkarak inceleyelim.

Sinanoğlu'na göre: "Türkiye Cumhuriyeti sınırları içersindeki herkes Türk milletidir." (1) Dolayısıyla milliyet, Oktay Bey'e göre bir vatandaşlık değiştirme işlemi ile basitçe değiştirilebilecek bir kavramdır. Bugün Rus olan yarın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmakla hemen Türk olur. Peki böyle bir resmî işlemle o insanın kanı, genleri, kültürü, aidiyet duygusu, tarihi de değişecek midir? Bunlar değişmeden milliyet değişebilir mi? Bunlar aklın kabûl edemeyeceği kuramlardır.

Oktay Sinanoğlu milliyet kavramını açıklarken, dil unsurunu dahi ilginç bir yaklaşımla ele alıyor ve: "Türkçenin ana dili bile olması şart değil, benimsemişsen, seviyorsan, kullanıyorsan, gönlünde dil bağı varsa o zaman Türk'sün." (2) demektedir. Şu hâlde Fildişi Sahilleri'nden yahut Moritanya'dan gelen bir kişi Türkçeyi öğrenir, sever ve kullanırsa Türk olabilir. Hey Ulu Tanrı, Türk olmak ne kolaymış! Şu Türklük ne kadar ucuzmuş!

Türkçülerin yabancı ırklarla karışmama konusunda ne derece hassas olduğunu herkes bilir. Ama Oktay Beğ farklı düşünüyor. Diyor ki: "Bu kadar kıt'ada bu kadar uzun yıllar faaliyette bulunmuş bir milletin başka ırklarla karışmaması mümkün değildir. Hatta karışmazsa ayıptır. Türk olmak, soyu, sopu, ırkı, kanı, biyolojik olarak Türk olmak demek değildir." (3) Duydunuz mu ey Türkler? Kızınızı Çingene'ye, kürde vermezseniz bu ayıpmış(!) Öyle ya iç içe yaşıyoruz! Zaten "Soy sop karışıklığı önemli değildir." (4) diyen de Sayın Sinanoğlu değil mi?

Hayır! Biz Türkçüler, Türklüğü bol kepçe dağıtmıyoruz. Hayır, her Türkçe konuşan Türk olamaz! Türk olmak için önce kanı Türk olmak lâzımdır. Çünkü milletler zaman içerisinde kazandıkları alışkanlıkları genlerine aktarırlar ve böylece Türk ırkından olan kişiler binyılların getirdiği üstün vasıflarla doğarlar. Bununla birlikte "dil" unsurunun önemini de asla inkâr etmiyoruz. Biliyor ve inanıyoruz ki dilini korumayı başarmış milletler, bağımsızlıklarını da korumayı başarırlar. Biliyoruz ki Türk harsının temelinde Türk dili vardır. Bize Türklük uğrunda çalışma aşkı veren de hem damarlarımızda taşıdığımız asil Türk kanı hem de zihnimizde ve yüreğimizde yaşattığımız büyük Türk harsıdır. Fakat Oktay Sinanoğlu'nun yaptığı gibi kan unsurunu reddederek bir yere varılamaz.

Sinanoğlu'nun şu cümlesine bakalım: "... bütün insanların kardeşliğine dayanan bir küresel dünya yaratılmasında önemli rol oynayabiliriz." (5) Şimdi hafızanızı bir yoklayın. Bunun gibi cümleleri kim bilir kaç kez duydunuz hayatınızda! "İnsanların kardeşliği" ve "küresel dünya"... Hayır beyler, yalandır; afyondur bunlar! İnsanların kardeşliği masalı, güçlü milletlerin zayıf milletleri uyutmak için uydurduğu bir saçmalıktır. Türk'e ancak Türk'ten kardeş olur. Bütün milletler vatanınız üzerinde oyunlar oynarken ne kardeşliği!.. Kürt terör örgütü PKK'ya destek vermeyen devlet kalmamışken ne kardeşliği efendiler!.. Biz bütün oynanan oyunların farkındayız. Bu yüzden sürekli haykırıyoruz: "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur!"

Her şey ortadadır. Sinanoğlu, yalnızca Türkçecidir (Bu konuda da yanlışları olmasına rağmen). Türkçü değildir. Bütün bu açıklamalardan sonra onun Türkçü olduğunu iddia eden olursa, bu, iddia sahiplerinin Türkçülükten bi-haber olduklarından başka hiçbir şeyi kanıtlamaz.


(1) Sinanoğlu Oktay, Hedef Türkiye, Otopsi Yayınevi, 11. Basım, Temmuz 2002, s. 139
(2) Sinanoğlu Oktay, Hedef Türkiye, Otopsi Yayınevi, 11. Basım, Temmuz 2002, s. 325
(3) Sinanoğlu Oktay, Hedef Türkiye, Otopsi Yayınevi, 11. Basım, Temmuz 2002, s. 324-325
(4) Sinanoğlu Oktay, Hedef Türkiye, Otopsi Yayınevi, 11. Basım, Temmuz 2002, s. 141
(5) Sinanoğlu Oktay, Büyük Uyanış, Otopsi Yayınevi, 7. Basım, Ekim 2002, s. 142

.Eleştiriler & Yorumlar

:: yeniden merhaba:)
Gönderen: zümrüt tanrıöven / Eskişehir/Türkiye
4 Kasım 2007
Aslında ben oldukça beğenirim Sinanoğlunu ama burada değindiğini konulara kesinlikle katılmaktayım gene:) Türkçülük öylesine kolay bir yol değil, şurdan gidelip deyip de seçemezsiniz ona gönül vermek gerek ve ince detaylarını kavrayabilmek. Tıpkı Türk olmanın o kadar da kolay olmadığı gibi. Yine teşekkürler bunu dile getirmiş olduğunuz için. saygılar...




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yazarlar ve yapıtlar kümesinde bulunan diğer yazıları...
Millî Meselelerde Çözüm

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ümmetçi - Kürtçü Dayanışması
Maddecilik - Şeriatçılık ve Millî Güç
Seçim Sonuçlarının Düşündürdükleri
Laikliğe Saldırılar ve Yanıtlarımız
Ab Yeryüzü Cenneti mi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Türk Duası [Şiir]
Atayurtta Sabahlamak [Şiir]
Mavi Ejder [Şiir]
Çanakkale'de Erler [Şiir]
Türk'ün Kaderi [Şiir]
Sır [Şiir]
Tarihin En Büyük Kahramanına [Şiir]
Üç Mayıs'ın Altmışıncı Senesi [Şiir]
Vurun Beni [Şiir]
O Günleri Özlemek [Şiir]


Türk Şad Köktürk kimdir?

Türk'üm Türkçüyüm Atatürkçüyüm

Etkilendiği Yazarlar:
-


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Türk Şad Köktürk, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.