..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşam hoştur, ölüm rahat ve huzurludur. Zor olan geçiştir. -Asimov
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Tezler > Muna Genç




16 Şubat 2007
Eli Titremiş Yazıda - An Sızısı  
Doğruluk kare Gerçeklik

Muna Genç


Eğer "doğru" anlatıyorsam, "gerçekler" aldığınız karar ile birlikte yürüdüğünüz yoldan itibaren değişmeye başlar. Bu adımı, gök ile yerin birleştiği ana saklar. "AN" size kalır hep. İçinde inanmayı tartar. Saklı, ANlarda bitmeden, size döngüsünü sunamaz. Çünkü tek vücut olamayacağınızı "anlar" ve hamlar. Belki, doğru gelmeyen o tek teorinin, içerdiği bir nebze gerçek ile; "Hamlet"e lüks geleni, siz baştan seçtiniz. Bunun adı: AN SIZISI


:BHHD:
"Doğruluk" ve "Gerçeklik" üzerine...

"Doğru" her zaman davetkar. "Gerçek" yalnızca davetli.

AN... hayatımızda iki kordonlu bir boğumdur.
Ve arasından nehir gibi geçen de sağlığımızdır.
Boğulma tehlikesine karşı yani.. Yaşayabilme kapasitemizdir. Acımasızdır pek...
En çok da AŞKa gelir. Aşk 'ben'i aşar, ama yine doğrulara zimmetler.
Ha buyur, GERÇEKLİK de var.
'Ben'in olmadığı yerde
kuraklığı ve mütemadi bir tüketimi getirip üstelik arşa değmeden de ertelemiyorsa; VAR.

Şimdi, hangimiz, neyin iyileşmesine öncelik tanımalı?

Doğruluk...
Bir fikir alayı mıydı,
birlik miydi, birden baskı mı oldu,
özet mi olacak?
Belki aşkı "Zaman"a küsmüş
ve belli ki onu "-di'li geçmiş"lerden mi tüketecek...?

Gerçeklik ne idi o zaman?
BİL ve LİNÇ eylemlerinin birleşmesi mi,
nedir kuzum
cevap bunlarla bile dayanışma sağlayabilmekte mi yoksa,
az ilerde sağda mı yada?

O halde güdümlerimiz, "kral ama uzak"lık boyunca aşamalaşmamız mıydı?
Yine bize,
"seni bu defa özgürleştirmeye geldim" dedikleri zaman mı?

Çekilin, çekilmeyin AN SIZISI çekiyorum ben.
An'larım ağrılı.
An'larım ilim ve dini 'fatburner' çalıştırıyor.
Hadi söyleyin ya
bunların hangisi tek çatı altında üşümüyor ve "ev" gibi?
Hangisi sadece doğruluk, sadece gerçeklik sonunda meyvesini verdi?
Meyvesi biz miydik yoksa,
biz olacak kadar "geçmiş tarihli" miydik?
Geçmişi insansa,
şu an ve her yerde doğal olan vatandaşlığın da "uzay" ile açıklaması gerekmez mi?
Nasıl olsa "aynı uzayın çocukları"yız diye...
Ezel işte. Ezelimiz uzaylı!

Çünkü, bizimle "var oldular" bize modernize edilecekler diye değil herhalde,
tanımlar toprağında yaşamıyoruz biz.
Neyi bekliyoruz peki erasmus?

Hadi pek iyi insanlarız ve beynin sınırlarıylayız.
"Gerçeklik" bu sınırı ve beraberinde "sırrı"nı
bizden öncekiler ve sonrakiler ile alanını geniş tutuyorsa;
"doğruluk" bu gemiyi azıya mı alıyor?

Henüz vakit var mı, ahh peki henüz neyimiz ile?
diyeyim ben; "Henüz" immune sistemde.

Doğruluğumuz da bir gerçekliğimiz işte!
Sizin doğrudan beklentiniz,
gerçek yaşamı mı engellememeli,
düzene "birden" mi girmemeli? (ya da caiz bir tabir ile "kümelerce kapılmamalı" mı?)
Varmadığı yerler var mı?
Orada korkuya mı kapılacağız peki?
Yani %100 meraktan soruyorum, "korku"yu nasıl anlatacağız;
gerçek bir takip sahnesi ile mi?
Yoksa kitapta bile okuduk, sadece aksiyom mu harcıyoruz?
bilemiyorum, yeterli cevap alamıyorum.
Almamam gerektiğini bile bile.
dile getiriyorum. (yeni bir) 'Ben' getiriyorum.

Ha çünkü elimize kalan "ben"ler belirgin bir kimliğe yıkanıyor.
Açıklama da şu olabiliyor; "sınırı BİR olmasında"
Kaybolmaz, bulunmaz ve rastlantıya inanmaz "ONE" oluşumunda.
Burada kolektif beyin, toplumsal bellek kısa devre yapıyor bende,
ve maalesef görüyorum
sınır eşiklerinde CANlar kalabalıklaşıyor.

Eşikler...
Sonunda hissedemedikleri eşik,
asırlardır yaşayanların uğultularında tutsak mı ediyor kendilerini,
sırf dillerinden anlamadıkları için? Neden? Çünkü yetebildikleri yer, kâbuslar ile dolu. Ve çünkü durdukları yer, meğerki kendi minicik dokunulmamış bedenlerine ağır. Ki, değinmemiş mabetler yaratıyor. Toprak toprak altında kalıyor o evreleri...
Ne yazık, asırlar ve yaşayanlarına..............!
ama içimizden kimse dokunamıyor onlara, duygulara ölümlü hapsoldukça...
Olmaya ki bir vicdan bu cihanda, bir savaş da ardında.

Bütünüyle bunu yaşamak,
"henüz sorunsalında" iken uygulamak,
tek kutuplu dünya ideolojisini içermiyor mu?
Hepimiz, Frederic Beigbeder'in dediği gibi "..birer muhbir değilsek.."
neresindeyiz yanlışın?

Gök yüzlerin ve yeraltı bedenlerin orkestrasıymışız sanki,
bir de öyle bir gizem yüklenmiyor mu omuzlara
naaaayt, nedir orkestra hataları mıyız şimdi?
Ve bütün
bütünnnn aldatan sanatların arşivlerinden de mi deriniz?

Son ve normal olarak,
her şey daha "EN" bir dünya ve nasıl olsa içindeki "BEN" için mi?
Yoksa içeyim mi?

Eylül 2001




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Terapistin Olmadığı Yerde VII [Roman]
Bugün Bile Henüz Bugün... [Roman]
Terapistin Olmadığı Yerde [Roman]
Terapistin Olmadığı Yerde IX [Roman]
Terapistin Olmadığı Yerde III [Roman]
Muhbirler Sayesinde Panzehir Bulundu II [Deneme]
Aşkımız, Büyüyünce de Büyüğüm Kalacak [Deneme]
Saat 09: 04 (Dokuzu Dört Geçiyor) [Deneme]
Kuyruğu 5cm [Deneme]
Babam'dan Mektuplar [Deneme]


Muna Genç kimdir?

Günlerden bu gün. . RüyalarıMı nihai kılacak piyonu yemen için oynuyorum. artık yemen tunus noktasındasın

Etkilendiği Yazarlar:
Yaşam ile ölüm arasında bütün araştırmacı gazeteciler, yazarlar, ruhlar ve çocuklar ♪♪♫♫ ♫♫ ♪♪♫♪♪ ♪♫ ♫ ♫♪ arafta dublör arar mı?


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Muna Genç, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.