..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Aşık olmayan âdem / Benzer yemişsiz ağaca. -Yunus Emre
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Sevgi ve Aşk > İsmail Sarıgene




1 Temmuz 2007
Gözlerinde "" Cenneti "" Saklayan Kadın  
İsmail Sarıgene
Umutlarının anası, gözlerinde Cenneti taşıyan adamın kadını olarak senin için kurban olmaya hazırım.. İşte boynum..Vurun beni ölümlere..Uğrunda bin ölümü tatmaya razıyım sevgili. İşte şah damarım ellerimde..Koparın nefesimi nefesimden. Boşa kürek çektiğim geçmişimi düşün ömür bakiyelerimden, sadece gözlerinde bana Cenneti yaşatan adamla geçirdiğim kısa ömrümü verin bana...Ey ölümlerden ölüm beğendiğim adam; varsın olsun adın “ bende “ ölümle anılsın..Seninle olan her şeye varım ben..Ölüm koksa da nefesim sen hayatı tattır nefesinle..Hadi tut ellerimi…Sımsıkı sar beni..Gözlerinde ezberlediğim şarkılarım ol..Sonra hayatımın en anlamlı sözleri ol..Öznesini yüreğimde yitirdiğim cümlelerimin en taze yüklemi ol..Hadi şehrimde kokun kaybolmadan tekrar gel…Uzatma bana geliş aralığını…O tatlı dudaklarındaki sıcak gülüşlerinden mahrum etme beni. Ellerimi tutarken ki mahcup halini , dudaklarımı öperken ki tatlı acemiliğini tekrar yaşat bana. Hadi yollarının uzaklığına aldanma sen. Üzerindeki yol yorgunluğunu silkele..Sen gelmeden ben her şeyi hazırladım...Rengarenk balonları bir de kız kardeşinin istediği bileklikleri…Seninle gelmen için her şey hazır..Şehrime gelen ilk otobüsü kaçırma sakın..Karanlıkta bindiğin yolculuk benim gözlerimdeki aydınlıkta bitsin..Gözleri Cennet kokan yar, gelirken sakın hiçbir şey getirme bana..Sadece hayat kokan “ benliğini “ bir de “ ben “ kokan nefesini getir.. Lütfen başka bir şey getireyim mi diye sorma bana. Gayri başka şeye gerek.. … “ Getirdiklerin zaten Cennetin taa kendisi…”


:BCEE:
…….Bu dünyada gözlerinde bana Cenneti yaşatan koca yürekli adama….

“ Cenneti çok uzaklarda bilirdim meğer gözlerin kadar yakınmış Cennet..Meğer bu dünyada Cenneti hayal etmek gözlerinde saklıymış..”

Bu satırları bana Cenneti yaşattığın günden yazıyorum sevgili..Ellerinle şahit gösterdiğin deniz kokulu yüreğimden düşüyor kelimelerim..Öznesi çalınmış hayatımı yeniden inşa ederken cümlelerime sevda yüklemini bırakıyorum seninle..Bilmesin ki; senin soyadına sahip olmasam da ismim hiçbir zaman senin varlığında başka gölgelerde ısınmadı. Adım “ mutluluk “ soyadım “ umut “ benim…Biliyorum bana geldiğinde balonlar olacaktı elinde. Evet bana geldiğinde bir gül dururken meğer bana en güzeli hediyeyi hazırlamışsın..Yüreğini mutluluklarla bezeyip her nefesinde adımı haykırdın..Omuzlarında gezinen ellerinle bana kadınlığımı hatırlattın..Sevdin, sevildin..Gözlerinle Cenneti yaşattın bana..Aldığım her nefes sana kavuştu..Sonra ellerimizin avuçlarımızda terlemesine deniz müsaade etmedi.Köpürdü deniz..Islandık delicesine..Sevdamıza delil diye denizin tuzunu kattık..Sonra da ellerinle yaptığın poğaçaları yerken düşen kırıntılarını sevdamızın şahidi güvercin ile paylaştık..Karşımızda deniz, gözlerimizde Cennet sevdamızı gökyüzüne kazıdık…Meğer gözlerindeki ışığın içinde Cenneti saklıymış sevgili..

Ey canıma can katan adam,

Denizin hırçınlığına bakma sen..Haziran bezginliğinde tenimden akan her terin içinde adını bıraktım.. Ve terimi nefesinle sildim be can..Biliyorsun ki ; ben senin beni sevmelerine aşığım. Benli nefes alışlarına, kısık sesle adımı haykırışına sevdalandım ben..Şimdi vakit sevme vakti.. Sokul bana..Ürkek ve utangaç bakışlarınla göreceksin ki yağmur gibi ıslak yüreğim… Senin sevdanla ıslandım ben.. İçime doldun, yüreğime yağdın..Islandım senle, sevdalandım sevginle.. Varsın olsun…Denizden kopup gelen rüzgarla üşüyorum ama varsın olsun bağrımı yolsun deliveren rüzgar..Rüzgarın kopardığı her zerremi seninle yamar, senin sevdanı giyerim üzerime...Durmalıyım bir an. Koşmalıyım sana..Sırtın bana dönük olsa da seni tanımalıyım.. Beyaz ayakkabılarım topuklarımı acıtsa da ben sana koşarak kavuşmalıyım.. Sonra her nefeste delice solumalıyım…Seni solumalıyım ki; damarlarımda taşıyan tüm alyuvarla sana akmalı..Devir daim olan kanımda senin nefesin taşınmalı..Her bir zerresinde senin adını haykırmalıyım.. Tıpkı ellerimle yapıp sana verdiğim tesbihin her tanesinde “ adımı “ sayıkladığın gibi ben de her nefes alışımda seni büyütmeliyim içimde.Hayat kavgalarımın içinde niye bu kadar sabırla hayatı seviyorum biliyor musun ? Hep seninle var olmak için… Niye bu kadar hızlı nefes alıyorum biliyor musun ? Görmek istediğin, hissetmek istediğin her yerde olmak için…Ne bir adım gerinde, ne bir nefes uzağında hep yanı başında olmak için yaşıyorum ben…Ben seni yaşıyorum her bir nefesimde..

Ey yüzündeki her tebessümde beni hayatı yeniden sevdiren adam,

Ben deli bir yağmurum …Bir gün senin çorak iklimlerine delice yağmak için yaşıyorum mavi gökyüzünde… Özgürce dökülmek bulutlardan tenine..Yağmak saçlarına bir huzur sadeliğinde.. Mavi bulutlardan imzasız boşanırken sana kavuşmak…Ertelemek her şeyi. Sadece sen olmalısın. Tıpkı kulaklarıma eğilip “ bugün günlerden ne “ diye sorup “ aylardan sen, günlerden sen “ cümlelerinle cevapladığın gibi sadece sen olmalısın ömrümün üstü açık duraklarında..Seni düşünmek, sana kavuşmak..Adresini sadece benim bildiğim sokaklarda senin yanı başımda olmanın huzuruyla delice gülümsemek insanlara. Geçtiğimiz her an’ı kaydetmek için adını kazımak şehrimin deniz kokulu duvarlarına… Sonra her nefesini “ içimden fısıldayarak söylediğim “ seni seviyorum kelimeleriyle onurlandırmak..Ellerinin yakınlığına inat seni gözlerinin uzaklığında usulca sevmek… Sonra bu mevsimde unutulmuş yağmur şiddetinde delice içime çekmek seni…Nefesimde tazelenirken hayat yüreğimde seni yaşatmak seni.. Bakiyesini bir türlü devredemediğim acılarımı bir gemiye yükleyip , her sabah ilk senin gözlerinde doğup benim şehrimde batan güneşin tazeliğinde yeni umutlar doğurmak isyanı kendine zarar karanlıklara..Adına müptelâ olan yüreğimi usulca bırakmak kollarına.Sonra doyasıya izlemek seni. Sanki bu dünyada Cennetin hayali provasını yapar gibi..Seni içime çekmek gözlerini…Sanki bu dünyada Cennettin üzüm bağlarının resmini gözlerinde yaşar gibi..Hala kulaklarımda “ Seni sevmek günahların en büyüğü olup Cehennemde bin ömür yansa da Cenneti senin gözlerinde sadece bir gün yaşayabilmek her şeye değer….” cümlen..

Bir deniz feneriyim hani ellerinle gösterip “ canım bir gün oraya gidebilir miyiz ? “ diye sorduğun o deniz feneri gibi ilerlediğin hayat yolunda bir rehberim ben…Sonra umut ışığıyım karanlıklarına…Hani her zaman geçerken ürperdiğin o karanlığa düşen aydınlığım ben. Senin varlığında ulaşamayacağım uzaklık yok, koşullar ne olursa olsun düşleri gerçek yapma gücü deli deli dolaşıyor damarlarımda… Seni sevmek ne güzel..Her an seni yaşıyorum..İsminin anlamlarını düşünürüm sonra… Eşanlamları öyle çok ki… Bazen hayat oluyor içime doluyorsun, bazen nefes olup umutlarınla karanlık sabahlarıma doğuyorsun..Bazen mutluluğun baş harfini giyinip gözlerimdeki Cenneti soluyorsun.. Sonra da kıskançlık, bazen bir öpücük, bazen özlem, bazen sahiplenmek ama her zaman sonsuz sevgi, eş ruhumu taşıyan eşsiz sevgili…


Ey adının her harfinde hayatı soluduğum kızımın babası,

Umutlarının anası, gözlerinde Cenneti taşıyan adamın kadını olarak senin için kurban olmaya hazırım.. İşte boynum..Vurun beni ölümlere..Uğrunda bin ölümü tatmaya razıyım sevgili. İşte şah damarım ellerimde..Koparın nefesimi nefesimden. Boşa kürek çektiğim geçmişimi düşün ömür bakiyelerimden, sadece gözlerinde bana Cenneti yaşatan adamla geçirdiğim kısa ömrümü verin bana...Ey ölümlerden ölüm beğendiğim adam; varsın olsun adın “ bende “ ölümle anılsın..Seninle olan her şeye varım ben..Ölüm koksa da nefesim sen hayatı tattır nefesinle..Hadi tut ellerimi…Sımsıkı sar beni..Gözlerinde ezberlediğim şarkılarım ol..Sonra hayatımın en anlamlı sözleri ol..Öznesini yüreğimde yitirdiğim cümlelerimin en taze yüklemi ol..Hadi şehrimde kokun kaybolmadan tekrar gel…Uzatma bana geliş aralığını…O tatlı dudaklarındaki sıcak gülüşlerinden mahrum etme beni. Ellerimi tutarken ki mahcup halini , dudaklarımı öperken ki tatlı acemiliğini tekrar yaşat bana. Hadi yollarının uzaklığına aldanma sen. Üzerindeki yol yorgunluğunu silkele..Sen gelmeden ben her şeyi hazırladım...Rengarenk balonları bir de kız kardeşinin istediği bileklikleri…Seninle gelmen için her şey hazır..Şehrime gelen ilk otobüsü kaçırma sakın..Karanlıkta bindiğin yolculuk benim gözlerimdeki aydınlıkta bitsin..Gözleri Cennet kokan yar, gelirken sakın hiçbir şey getirme bana..Sadece hayat kokan “ benliğini “ bir de “ ben “ kokan nefesini getir..


Lütfen başka bir şey getireyim mi diye sorma bana.
Gayri başka şeye gerek.. …

“ Getirdiklerin zaten Cennetin taa kendisi…”



Her nefesinde bana Cenneti taşıyan adam,

“ Seni çok seviyorum…”

30 Haziran 2007

Yazan : Gözlerinde “ Cenneti “ Saklayan Kadın

Derleyen : İsmail Sarıgene



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın sevgi ve aşk kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bedelini "" Yüreğimle "" Ödediğim En Masum Günahındım
Gözümü Kapadım / Yakala Beni Ey Aşk!
Ayyuka Çıkmışken Kekemeliğim / Bir Bıçak Yürür Sol Yanıma
Özlediğim Kadar Sensin / Sevdiğim Kadar Bensin
Gözlerinin Kıyılarında Büyümek Öylece
Bir Dua Asılı Kaldı Dudaklarımın İki Yakasında
Her Gülüşün Dua Olur Yalnızlığıma
Ben Sana Mecburum Sen İmkansızlığa!
Sen Geldin / Bildiğim Herşeyi Unuttum
Nüshası Yok Hiçliğimin* / Aslım Sadece Sana Ait

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Demlenmiş Yalnızlığını Yudumluyorum
Kendime Virgülsüz Sitemler
Umudum Oldu Gözlerin
Hasretinle Öptüm Yokluğunu
Yokluğunun Yoksuluyum / Düşmesin Mavi Bilyelerim
Umut Ektim Karanlıklarına
Küçüğüm
Gidiyorum
İmkansızlığınıza Şerh Düşüyorum
Yağmurları Giyindik Üzerimize

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Hasretinle Yaşıyorum [Şiir]
Kıyamam Sana [Şiir]
Severken Unutmayı Öğrenemedim [Şiir]
İmkansızlığını Sevdim [Şiir]
Yokluğunu Öptüm [Şiir]
Nerden Bileceksin ki [Şiir]
Güllerim Yansın Avuçlarında [Şiir]
Gözlerine Sakladım Cenneti [Şiir]
Hiç Yağmur Üşür Mü Anne? [Şiir]
Unutmak Ölmekti [Şiir]


İsmail Sarıgene kimdir?

Bir anahtar deliğinin ardına gizlenmiş Cenneti, gözlerinin ovalarına seren kelimelerimi arayacaksın yorgun kağıtların suskun nefeslerinde. Bulutsuz düşlerin , yıldızsız gecelerin ardında takılıp rüzgarları avuçlarında çıplak denizleri senin gözlerin için yaktığım satırlarımı özleyeceksin. En çok yüreğine dokunduğum " yüreğimi " özleyeceksin. Yüreğini yıldızlara yaslayıp özlemi demleyeceksin gecenin karanlık çaydanlıklarında. . Hasretim büyüyecek damarlarında, duvarlar dilini yutmuşcasına suskunluğun maskesini giyinecek. Beni arayacaksın bensiz cümlelerin sen kokan satırlarında. Bir sigara daha yakacaksın dumanını dağların yüksek yamaçlarına yolladığın. Kesmeyecek bir daha. Küllüklerde öldürdügün sigara izmaritlerinle sönmeyecek hasretim. . Seni şimdiden özlediğim gibi sende " beni " özleyeceksin. . Her dokunuşumda saçlarına gelincikleri seren ellerimin kücüklügünü arayacaksın avuç içlerinde. Temmuz gecesi sebebsizce üştüğünde titreyen tenine gözlerimi sermemi dileyeceksin. Hasreti kanatıp özleyeceksin. . Belki de en çok parmak uçlarının üşümüşlüğüne gözyaşlarımı ateşlere rehin verdiğim gözbebeklerimi özleyeceksin.

Etkilendiği Yazarlar:
Acılarımın arasında kalmış yetim düşlerim beni anlatmaya yetiyor


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © İsmail Sarıgene, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.