..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ama gene de dünya dönüyor! -Galilei
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yazarlar ve Şairler > ibrahim bektaş




7 Ekim 2007
Fuzuli ve Aşk  
ibrahim bektaş
Aşk kimine göre ucuzlaşmak anlamını ifade eden bir kavram ya da ucuzlaşmak kimine gire ise yücelmenin yegane başlangıcı


:EJJH:
Fuzuli ve Aşk
Muhabbet…Veya ağzımıza sakız ettiğimiz .her olur olmaz yerde dile getirmekten hiç mi hiç çekinmediğimiz ve çoğu zaman gerçek değerini veremediğimiz ,verdiğimizi zannettiğimiz sevgi,sevda,aşk,aşık,maşuk...Sevgi bireyin içindeki kin,hile ve yalanı yok ederek kişiyi ;dünyaya daha yeni merhaba diyen bir çocuk kadar saf, temiz ve iyi niyetli duruma getirir. Aşk,bir maceradır. Aşık kendisi için seçtiği yolda her şeyini feda edecek kadar o yolun sevdalısı bedenden ziyade ruhu önceleyen zat…Sevda ,sonunun ne olacağı bilinmeyen, kişiye çeşitli zorlukların tatlı güzelliklerini yaşatan ;ama kişiye sonunda olgunluk sıfatını bahşeden bir macera.Aşk;aklın üstünlüğüne şiddetle karşı çıkmak,pervane gibi sonunun geleceğini bile bile bu yolda yanmayı göze alabilmektir.Aşk; mücadele.muhabbet.sadakat
fedakarlık,benlikten;enaniyetten kurtulmak,gerçekleri görmek….Kısacası aşk,sevgi,sevda,muhabbet her şeyse;aşık ya da maşuk her şeye sahip olma üstünlüğüdür.
Dünyanın ve mahlukatın yaradılış sebebi de aşktır.Bilinmek,sevilmek ve muhabbet beslenmek amacıyla yüce yaratıcı biz insanlığı da aşk sebebiyle yaratmıştır. Sırf bu yüzdendir ki aşk dünyanın temeli sayıldığı gibi yaratıcının sevgisini kazanmanın da tek çıkar yolu olarak görülmüştür.Dünya ahretin tarlasıdır o bakımdan ne ekersek onu biçeriz diye düşünen ,bu dünyanı yaratıcının güzelliğinin bir yansımasından ibaret sayan insanlara göre bunlardan bihaber yaşamamak,gerçekleri görmek ancak tasavvuf yolunun yolcusu olmakla kabildir.Tasavvufun beslendiği tek kaynaksa yine aşktır.Tasavvufa göre aşk yukarda belirttiğimiz gibi nefse galebe çalmaktır,bizi ruhu mutlaka(Allah) kavuşturandır.Tarikatlar,Kuran,Hadis ve çeşitli batıl ve hakiki bilgilerden beslenen Divan edebiyatın ana kaynağı tasavvuftur.Divan edebiyatı Türk edebiyatını oluşturan edebiyatımızın en uzun halkasıdır. Edebiyatımızda lirizme(aşk)bulaşmayan hiçbir yazar ya da şair gösteremeyiz.Kimi eserler aşk mevzusunu temel olarak seçmiş,kimi eserler de okunurluk düzeyini yükseltmek,daha ilgi çekici olmak amacıyla aşktan medet ummuştur.Kaynağı tek olan(gönül)daha sonra ilahi ve beşeri olmak üzere iki koldan gelişen aşk Divan edebiyatında -daha doğrusu tasavvufta- ilahi kimlikte kendine yer bulmuştur.”İlm kesbiyle paye-i rifat arzu-yu muhal imiş ancak/Aşk imiş her ne var alemde ilm bir kyl-ü kaal imiş ancak”(ilim kazanmak amacıyla yapılan her şey boş hayaldir;çünkü dünyada her şey aşktan ibarettir ilim sadece dedi kodudur.)diyen Fuzuli, aşkı- ilahi aşkı-en güzel ifade eden şairlerimizdendir.
Edebiyatımızın lirizm yönünden en zengin şairi Fuzuli’dir.Kendi askerlerinin düşman askerler karşısında yenilmesini isteyecek kadar aşktan divane olmuş,çöllere düşmüş,kendi bedenine ihanet etmekten çekinmeyecek kadar aşk müptelası,beşeri aşkı ilahi aşka ulaşmak için bir vasıta olarak gören, uğruna olmadık eziyetlere katlandığı Leyla’yı gördüğü halde “ben Leyla’mı buldum “diyerek Leyla’yı reddedecek kadar aşkı gerçek manasıyla yaşayan Mecnun’un yaratıcısı olan Fuzuli yaşamanın tek gayesini aşk olarak görür.”İlim ilim bilmektir / ilim kendin bilmektir /Sen kendini bilmezsen / ilim nice okumaktır” diyen Yunus Emre, ilmi kişinin kendini bilmesi olarak görür ,gerisinin boş işler olduğunu belirtir.Kişinin kendini bilmesi; kendini, yaratandan ötürü yaratılanı sevmesiyle mümkündür.Olgunlaşmanın,kamil insan olmanın,amaca ulaşmanın çile çekmeyle mümkün olacağını düşünen Fuzuli hayatını aşk acısına adamıştır.
Gönülde aşk olmayınca ilim kazanmak da mümkün değildir olsa da boş uğraş ve faydasızdır kazanılan ilim.Neyi doğru anlamak istiyorsak ona sevgi penceresinden bakmalıyız.Sabahlara kadar uykusuz kaldığı halde gülün açılacağı an uykuya dalan bülbülün sevdalısı gülü,uğruna dağları deldiği Ferhat’ın Şirin’i,Kerem’in Aslı’sı değildir Fuzuli için maşuk.Onun için gül,Leyla,Şirin,Aslı gerçek aşk için vasıtadır.Her şeye aşk penceresinden bakan ilmi de ancak ve ancak aşk penceresinden görebilir.Onun için dünya ancak ve ancak bu pencereden görüldüğü kadardır.Bireyin kendisini Allah’ta yok etmesiyse aşk.kamil insan olmaksa aşk,”Hamdım piştim” diyebilmekse aşk ,güzellikleri görebilmekse aşk.,sevmek ve sevilmekse aşk,kabul ederek ve kabul edilerek yücelmekse aşk,bir lokma bir hırkayla asıl zenginlikse aşk ,yalan dünyanın yalan olduğunun gerçeğini anlamaksa aşk geriye ne kaldı dersiniz?Tabi ki gerçeğimsi diyebileceğimiz gerçeklik sıfatından yoksun ve hiçbir işe yarayamayacak olan boş söz ya da boş iş.
Ne olursa olsun insanları diri diri sabun fabrikasına atıp yakacak kadar katı kalpli olmanın,daha beşikteki bebeyi dava uğruna öldürecek kadar cani olmanın,anneyi-babayı sokağa atacak kadar insafsız olmanın,şu sıralar muzdarip olduğumuz şiddetin,dahası modern asır olarak bildiğimiz yirmi birinci yüzyılın uğradığı belaların.bütün bu kötü gidişatın en önemli ve tek sebebi aşkın bedenle sınırlandırılması gönle hitap edecek kadar içerikli olamaması ya da aşktan tamamen mahrum olmaktır.Aşk Allah’ı tanımak, ona sevdalanmaksa Fuzuli ’ye göre bütün bunların sebebi o halde bu aşktan yoksun olmaktır.Sonuç olarak her şey gibi ilim de eğer aşk pınarından beslenme yolunu tercih etmezse güzellikleri yazmak yerine kırılmak için kullanılan kalem gibi,mazlumu korumak için değil zalimin zulmünü artırması için kullanılan silah gibi itici ve gereksiz olur.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Umut Ya da Hiç [Şiir]
Her Şey Bitmedi Henüz [Şiir]
Aynanın Yansıttığı Gerçek - 5 [Öykü]
Aynanın Yansıttığı Gerçek - 2 [Öykü]
Aynanın Yansıttığı Gerçek - 4 [Öykü]
Aynanın Yansıttığı Gerçek - 1 [Öykü]
Ayananın Yansıttığı Gerçek - 3 [Öykü]


ibrahim bektaş kimdir?

kendini tanımaya çalışan ve bu yolla aslında tüm insanlığı tanıyacağını zanneden biri

Etkilendiği Yazarlar:
benden önceki tüm yazarlardan kendim için bir şeyler almışımdır


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © ibrahim bektaş, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.