..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Gençliğinde müzik öğrenen, felsefeyi daha iyi anlar. -Platon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yüzleşme > lal-i handan




30 Aralık 2009
Tanrım! Biraz Daha Özgüven, Lütfen.  
“Bilinmeyenin” içinden geçirdikleri kendi kendini baltalayan bir düş'tü.

lal-i handan


Ve şimdi ne önemi vardır, sarışın bir çocuğun gözlerinden güneş çalmanın. Vaktin yoktur deli rüzgarlarla savaşmaya. Alnında ezeli bir dünya yorgunluğu...


:AEJH:
Dönersin bir gün kendi gerçekliğine. Saçlarında baharlardan kalma rüzgarlar... Gözlerinde o en sevdiğin muzipçe bakışlar... Dudağında ansızın beliren medusa gülüşler... Bir defa olsun kanatlarım olsa da; kendi göğümde uçsam dersin. Kalbin duracak gibi olur, yakamoz vurmuş denizlere her baktığında... Çağların kör noktalarından geçer gibi geçersin kendinden. "Saplantılarından kurtarmak gerekiyor vicdanı" dersin. El sıkışılıp, vedalaşılan biri değildir vicdan, bilirsin.

Şeytana ve insanların kirli sözlerine aldırmadan, içindeki sevinçleri hayra yorarsın. Baş ağrısı kadar sıradanlaşan virüssel ölümlere yazgılı bir toplum olmanın acısı çöker bedenine. İşgal edilmiş ülkelerin, sürgün edilmiş halkları gibi boyun bükerek geçersin tarih denizinden. "Zaten tarih de uzlaşılmaya çalışılan bir dizi yalandan başka nedir ki," dersin.

Ve şimdi ne önemi vardır, sarışın bir çocuğun gözlerinden güneş çalmanın. Vaktin yoktur deli rüzgarlarla savaşmaya. Alnında ezeli bir dünya yorgunluğu... Peşinde sürüklediğin bir yürek bozgunu... Akla yatkın cümleler kurmak istersin; Alabildiğine abartılı, alabildiğine özgür, alabildiğine cesur söylemler sunarsın tanrıya.

Anadolu toplumlarının kırılganlığını taşımıyordur yüreğin. Ve bunun için artık üzgün bile değilsindir. Sevmek… Sevmek… Yalnızca sevmek… Tanrım! Ne büyük açmaz. Yedi denizin suyunu içsen de; söndüremezsin yangınını bağrının. Güvenerek sezgilerine inkar edersin hayatın bir yalandan ibaret olduğunu… Zamanın hükümsüzlüğünü anlatmak için oluştan kopmak gerektiğini söyler sana hiçliğin.

Ve işte şimdi; açık olmayan bilgelik ve yeterli olmayan cümlelerinle, saklanmak istemezsin kimseden. İkna etmek de istemiyor gibisindir kimseyi, hiç birşey için. Yürekte yazılı bir yasaya dayanıyordur eylemselliğin. Hayır, herhangi birinden üstün de değilsindir.

“Bilinmeyenin” içinden geçirdikleri kendi kendini baltalayan bir düş'tü. ”Tanrım! biraz daha özgüven, lütfen.” Dese de aslında istediği sadece bir akşam kızıllığı mutluluğuydu.

Bense sus/ tum. Kulağımda, Beethoven moonlight sonat.
Yıl: 2010.
Ay, gün, saat: unuttum.

lal-i handan



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yüzleşme kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yaşam Oyunu

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yemin Olsun Bitmedi...
Senin İçin Bir Dilek Tutmak İsterdim,öğretmenim...
Varlığımızı Düşünmek
Adın Bir "Hoşçakal" Oldu, Dudaklarımda...
Teşekkür Ederim Muhammed İbn-i Abdullah. Herşey İçin...
Gözlerinde/kin/i Gördüm Rakkase!
Aşkın Su Hali
Kendime Hükümdardım
Kendine Gitmeleri Yakıştıran Sevgili
Can Yitiği


lal-i handan kimdir?

Tanrı' nın izini bulmak, kendi dışımdaki gerçeğe; uzun zaman insanlardan gizlenmiş bir gerçeğe dokunur gibi dokunmak, giysinin eteğinden yakalayarak yüzündeki peçeyi çekip almak ve yüzünü insanlara göstermek isterdim. Ama kendi kendimden başka birşey bulmak yokmuş kaderde. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Çalgısız çalgı... Seni çıkardığı seslere hayran bırakan. Ama seslerin önemi yok benim için. Ben kendinde kendini taşır görmek isterim yine kendimi...


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © lal-i handan, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.