"Hayat, bir kitabın taslağı gibidir; son düzeltmeler her zaman okuyucunun elindedir." - Umberto Eco"

Anne Ben Gidiyorum/bir Dakikalık Acı Hüzün

Ve kulakları sağır eden iki el silah sesi yayılır eve, sanki duvarlar yıkılır.

yazı resim

-Anne!
-Efendim kızım
-Ben gidiyorum.
-İyi gitAkşama erken gel, karanlığa kalma
-Annee!Gidiyorum dedim, sanaa
-Kızım git dedim ya işteAaa, bir türlü şu filmi izlettirmediniz bana
Uyarmaya devam eder kızını;
-Akşama erken gel, yemekte bir aile olalım, tamam mı kızım?.
-Peki anne, zaten hep filim önemliydi senin içinGittim ben
-Ufff, sen ne anlamaz şeysin be kızım!..
Anne nihayet reklam arasında izlediği dizi filmden başını kaldırmıştır. Kızının yokluğunu o anda farkeder.
-Aaa, gitmiş kızım!Sevill, kızım nerdesin? Sevil...Sevill...
Ve kulakları sağır eden iki el silah sesi yayılır eve, sanki duvarlar yıkılır.
Kızının kilitli oda kapısını yumruklarken de gözlerinde yaş; ağzının içinde korkunun tadı, yüreğinde acı vardı.
Dudaklardan havaya acı bir çığlık yayılır:
-Yavrumm aç kapıyı, kızımmmevladımm! Ne olur gitmeee!

Emine Pişiren/Bursa

04.Şubat.2010

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı

İlber Ortaylı

Cumhuriyet'in Mirası ve Geleceği Üzerine Bir Sohbet Milletlerin kurucu yüzyıllarıyla hesaplaşması, kopuş ve devamlılık arasındaki o hassas dengeyi sorgulaması, tarih yazımının en çetrefilli alanlarından biridir.
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön