..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Güzel birşeyin fazlası harika olabilir -Mae West
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Sanat ve Sanatçılar > Hakan Yozcu




2 Mayıs 2011
Şair Selçuk Üstün′ün Şiir Bahçesinden  
Hakan Yozcu
Bu gün size Anavatanımız Türkiye′nin serhat şehri Edirne′de görev yapan bir şairimizi tanıtmak istiyorum. Selçuk Üstün. Selçuk Üstün, Edirne Anadolu Lisesi′nde Edebiyat öğretmenliği yapıyor, aynı zamanda müdür muavini. Selçuk Hoca′nın anlatmaya değer o kadar çok meziyetleri var ki şaşırıyorum hangisinden başlamaya… Her şeyden önce başarılı bir eğitim elemanı. Öyle ki Milli eğitim Bakanlığınca da birçok kez ödüllendirilmiş. Azimle çalışan bir arkadaşımız.


:BEIH:



SENSİZ OLMAZ
"Sen bensiz, ben sensiz
Olmaz…olamaz!
Herkes bilmeli,
Duymalı sevgimizi.
Bunun için sessiz olmaz.
Bunun için sensiz olmaz.
Gürültü koparmalı,
Gökyüzünü yere indirmeli aşkımız,
Bunun için sessiz olmaz.
Bunun için sensiz olmaz."

Bu dizelerde ne güzel dile getirilmiş sevginin büyüsü, aşkın yüceliği, yarenliğin, dostluğun büyük bir erdem olduğu.
Hele de "vatan" ise O, nazlı nazlı size bakan utangaç gelinin adı. Hele de vatansa uğruna canlar verilen, kanlar dökülen Kaf Dağı′nın ardındaki erişilemez sevgili. Hele de vatansa bu kara sevdanın adı…
Bizi esiri eden, onmaz dertlere düşüren, ateşler gibi yakıp kavuran bu sevda vatan ise, onsuz olmaz, onsuz yapılamaz…
İlla Vatan İlla Vatan…
Boşuna haykırmamış altın kafesteki kuş bile "Ah Vatanım!" diye…
İşte dünyanın bütün zenginliğini de verseler, en büyük makam ve mevkiini de verseler, yine de onsuz olmaz.
Vatansız yapılamaz.
İşte bu güzel sözler, bu büyülü sözler, bu inci daneleri gibi arka arkaya gelen sözler bir serhat boyu insanına ait.
Bu gün size Anavatanımız Türkiye′nin serhat şehri Edirne′de görev yapan bir şairimizi tanıtmak istiyorum. Selçuk Üstün.
Selçuk Üstün, Edirne Anadolu Lisesi′nde Edebiyat öğretmenliği yapıyor, aynı zamanda müdür muavini.
Selçuk Hoca′nın anlatmaya değer o kadar çok meziyetleri var ki şaşırıyorum hangisinden başlamaya…
Her şeyden önce başarılı bir eğitim elemanı. Öyle ki Milli eğitim Bakanlığınca da birçok kez ödüllendirilmiş. Azimle çalışan bir arkadaşımız.
1967 Lüleburgaz doğumlu. 1990 yılında Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü′nden mezun olmuş. Anadolu′nun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yapmış. Evli ve bir kız çocuğu babası.
Okulda öğrencileriyle birlikte "Genççe" isimli bir kültür ve sanat dergisi çıkarıyor. Sanat yönünden oldukça doyurucu bir dergi bu. Öğrenciler, ciddi bir uğraş vermişler çıkarabilmek için. Baskı da kalite bakımından oldukça kendini gösteriyor. Ayrıca okulda tiyatro da hazırlıyor Selçuk Hoca. Yani çok yönlü bir sanatçı desek hiç de yanlış olmaz onun için.
O, şiiri kendine birinci dereceden mesele yapmış. Duygu ve düşüncelerini şiir denilen büyülü pınarın damlalarından akıtıyor. Bu dizeleri okudukça kana kana içiyorsunuz şiiri, sanatı. Doyumsuz bir zevk alıyorsunuz Susuzluktan çatlamış dudaklarınız bu mısralarla hayat buluyor yeniden. Sonra şiirin o korkunç vadisinde ilerliyorsunuz cesaretle. Çünkü aldığınız haz, size sevinç veriyor, mutluluk veriyor, güven veriyor. Dizeler arasında kaybolup gidiyorsunuz başka diyarlara.
Şiirlerinde açık ve sade bir dil kullanıyor. Günümüz Türkçesi. Deyim yerinde ise halkımızın kullandığı saf, arı Türkçe. Akıcı ve son derece ahenkli.
Daha çok milli çizgide dile getiriyor duygularını Şair Üstün. Tam bir Atatürk hayranı ve Türk milliyetçisi biri.
Atatürk İlke ve İnkılâpları ile yoğrulmuş dizeleri. Türk milletine yön veriyor, yol gösteriyor. Tam bir rehber özelliği taşıyor.
Şair, Ata′ya olan sevgisini patlamaya hazır volkana benzetiyor "Düşün" adlı şiirinde. Bu sevgi, sonsuz ve karşılıksız olarak ortaya çıkıyor.
Gençlere rehberlik ederken, onları düşünmeye sevk ediyor. Ata′nın Çağdaş, akılcı yolunun izlenmesi gerektiğini ve bu milletin nereden nereye geldiğini belirtiyor.
Ara sıra Ata′yı anlamayanlar çıksa da O′nun yaptığı gerçeklerin ortada olduğunu söylüyor. Ve O′na, söz vererek, bu milleti daha ileri götürmeye çaba sarf ediyor.
DÜŞÜN
Sevdalarım patlamaya hazır
Volkan gibi.
Sana olan aşkımız
Sonsuz ve karşılıksız.
Düşünüyoruz bizim için yaptıklarını
İzliyoruz, çağdaş ve akılcı yolunu
Bak! Kurduğun Cumhuriyet
Nereden nereye geldi.
Ara sıra seni anlamayanlar çıkabilir
Ama ortada yaptığın gerçekler
Düşünüyor ve söz veriyoruz ATAM!
Boynumuzun borcudur daha ileriye gitmek.
Düşünmek!.. Çok zor bir iş.
Nereden nereye geldiğimizi,
Seninle ne yollar aldığımızı kavramak için
Düşünmek!..
Yapmamız gereken sadece bu, "DÜŞÜNMEK"
Sen de düşün, o da düşünsün.
Yüreğimize giren bu; tek ve büyük sevdayı
Daha iyi anlamak için, anlatmak için
Düşün!
Yapmamız gereken sadece bu "DÜŞÜNMEK"

Şairimiz, mısralarına hep vatan denilen nazlı gelini düşürüyor gözyaşlarından. Ve sevgilerin, en kutsalının, vatan denilen ocakta yaşandığını dile getiriyor.
Vatan için, en değerli hazinelerden bile; hatta anadan, babadan ve yardan da, geçileceğini söylüyor. "İlla Vatan" diyor da başka bir şey demiyor. Bu vatanın kalbimizde yatan ölümsüz gerçek olduğunu belirterek Ahmetlerin, Mehmetlerin onun uğruna can verdiğini, hep de vereceğini anlatıyor.

İLLA VATAN
Sevgiler yaşanır, yeryüzünde kucak kucak
En kutsalı, vatan denilen o ocak.
Uğruna terk edilir;
Ana, baba, ata, yâr…
Karamsarlığa gerek yok!
Ahmet′ler, Mehmet′ler can verecek.
Öyle olmamış mıydı?
Doğu′da, Ege′de, Çanakkale′de
Öyle olmamış mıydı
Vatanın dört bir yanında.
Ana, baba, ata sevgisi
Kıymet bilmenin ölçüsü
Yâr sevgisi,
Aşkın büyüsü.
"İlla Vatan", "Vatan" sevgisi…
Kalbimizde yatan,
Sevda gibi sevda…
Kalbimizde duran.
Ölümsüz gerçek.
En kutsalı vatan denilen o ocak.
Ahmet′ler, Mehmet′ler can verecek.
Öyle olmamış mıydı?
"İlla Vatan" denmemiş miydi?
Ey Yüce TÜRK!
Eğil de kalk, yattığın yerden
Anlat destan gibi kahramanlığını
Anlat yoktan var oluşunu,
"İlla Vatan" deyişini…
Bugün de;
Bağımsızlık için,
"İlla Vatan" diyecek gençler çıkacak.
Bugün de, dün gibi
Ahmet′ler, Mehmet′ler can verecek.
Onlar da ataları gibi "İlla Vatan" diyecek.

Bu vatan, kendi canını hiçe sayarak ebediyete göçen aziz şehitlerimizin döktüğü kutsal kanlar sayesinde vatan oldu. Onların etleriyle, kemikleriyle yoğrulan bu kutsal topraklar "Vatan" denilen o ulvi sözcükte gerçek kimliğini buldu.
Bizlere düşen görev de O, eşsiz kahramanlardan miras kalan bu cennet parçası topraklara, "Aziz vatanımıza" sahip çıkmaktır. Kanımızın son damlasına kadar, ömrümüzün son anına kadar, nefesimizin çıktığı son raddeye kadar…




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın sanat ve sanatçılar kümesinde bulunan diğer yazıları...
Âşık Osman Akçay İle Tanıştık
Aykırı Oyuncular Topluluğu
Angela'nın Külleri Üzerine
Çukurovalı Şair Ya da Çukurova Çocuğu
Kalbim Bakü"de Kaldı
Samsun'da Kktc Etkinliği
Medoş Lale Festivali"nin Öbür Yüzü
Benim Gözümden "Tutunamayanlar"
"Bir Gün Belki" Üzerine
Güven Arıklı’dan Yeni Bir Kitap

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Çeşitli Yönleriyle Prof. Dr. Erhan Arıklı
"Gün Olur Asra Bedel" Üzerine Bir İnceleme
Bir Şiir Emekçisi: İhsan Tevfik Kırca
Çayırova’da Lefkara İşi Canlanıyor
6. Türkoloji Buluşması
Kıbrıs Türk Kültürü ve Edebiyatı
Kayacı Vadisi (Doktorun Yeri)
Angela’nın Külleri
Denizli ve Ahi Sinan
Sosyal Medyayı Amacında Kullanmak

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Minik Bir Şaire Rastladım [Şiir]
50. Yaş Şiiri [Şiir]
Yağmur [Şiir]
Yollarım Sana [Şiir]
Nar Gözlüm [Şiir]
Kazan Mesnevisi [Şiir]
Sen Bilirsin [Şiir]
Bırakıp Gitme [Şiir]
Yaşayan Ölü [Şiir]
Analar [Şiir]


Hakan Yozcu kimdir?

1964 doğumluyum. Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyorum. 1988 Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. 20 yıl çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yaptım. Uzun yıllar Yenivolkan ve Güneş Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptım. Şu an Habearkıbrıslı ve Güncelmersin Gazetelerinde yazıyorum. Birçok internet gazete ve sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Şiir, öykü ve tiyatro oyunları yazıyorum. Bu alanlarda çeşitli ödüllerim var. Kendime ait basılmış "Güzel Bir Dünya" ve "Mesela Başka" isimli iki adet öykü kitabım var. 7 tane tiyatro oyunum var. 6 yıl Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevinde bulundum. Halen Başbakan Yardımcılığı Ekonomi, Turizm, Kültür Ve Spor Bakanlığı'na bağlı Müşavirim.

Etkilendiği Yazarlar:
...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Hakan Yozcu, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.