"Sabahın körü mü dedin? Yoksa sadece beynimin 'hata 404: kahve bulunamadı' mesajını verdiği an mı?" - Oscar Wilde"

Acı Rüzgarın Ayazı

Hâlâ adını bulamadığım rüzgarsın, / Adın belki fırtına, belki kasırga, / Meltem sanmıştım oysa, /

yazı resimYZ

Sende bir gece yarısı hüznü,
Bir sabah ayazı, mavzerin tutukluğu,
Rüzgarın getirdiği toprak kokusu saklı.
Gece ile sabahı aynı kılan hasretin hep vardı.
Gelişinde hissettirdi, gittiğin gün her yanımdaydı.
Bilmediğim bir rüzgardın sen.
Yönün yoktu, her yanımdaydın.
Yüzümde, saçlarımda dolaştın.
Nefesime karışıp içime dolmuştun.
En sonunda, sol yanıma yerleştin.
Hâlâ adını bulamadığım rüzgarsın,
Adın belki fırtına, belki kasırga,
Meltem sanmıştım oysa,
Güvenmiştim beni incitmeyeceğine,
Ne zaman tutunamadım,
Ne zaman ki bir köşede bıraktın.
Anladım acı bir rüzgardın.
Bilinmez şimdi nerdesin, nasıl esersin.
İçimde bir küçük esinti kaldı, zaman senden sonrası,
Aralık bıraktığım gönül kapımı çarpar.
Kapı eşiğinde unuttuğum yüreğimi acıtır.
Ne çekecek kadar güçlüyüm artık bu acıyı,
Ne çıkarıp, atabiliyorum içimde ki yüreği, esintiyi.
Ne bu acı bitiyor, ne acı rüzgarın ayazı.

2002

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön