"Yaşam o kadar kötü bir şaka ki, en azından sonu güzel olmalıydı." *Samuel Beckett (kurgusal alıntı)*"

Adaletsizliğe Doğru

Adaletsizliğe doğru

yazı resim

Bilmiyorum Dünya'nın sonu nereye gidiyor? Endişeleniyorum doğrusu. Endişemi insanlarla paylaşmak istiyorum.
Dünya'da ve Türkiye'de ceza kanunları nereye gidiyor. Her degişiklikte suçlular kazanıyor, mağdurlar kaybediyor. İnsan hakları sadece şuç işleyenler için çalışıyor mağdurların insan hakları yok mu? Bence bu kanunları hazırlayanların göz önünden ayırmamaları gereken hususlar şunlar olmalı:
1-Öncelikle, mümkün mertebe mağdurların hakları korunmalı.
2-Cezaların caydırıcılık özelliği olmalı.(İşsiz güçsüz insanlar için ceza evleri kışlak olarak kullanılmakta)
Tabiki insan hakları karşıtı değilim, şuçlullara insanlık dışı muamelere karşıyım. Birilerinin şuçlulara kötü muameleleri, mağdurların haklarına katkı sağlar mı?
Devlet mağdurların dava açmadan, hak arama peşinden koşmadan, yaralarını sarma şeklinde örgütlenmelidir.
Acaba bizdeki bu kötü gidiş, Dünya'dada bizdeki gibi mi? Tabi işsiz güçsüz insanların şuçu zorunlu bir tercih olarak işlediklerini düşünüyorum. Herhalde çözüm için işsizlik sigortası, istihdamın artması, nitelikli insan yetiştirme yani genelde eğitim özelde mesleki eğitim gibi seçenekler üzerinde çalışılmalıdır.
Son söz olarak kimsenin kimseyi mağdur etmediği, mağduriyetlerin giderilmesinin, kamu ve insanlık görevi olduğu bilincinin yerleşmesi dileğiyle, selamların en güzelleri ile selamlıyorum.

KİTAP İZLERİ

Ayaşlı ile Kiracıları

Memduh Şevket Esendal

Ankara'da Bir Apartman Dairesi: Cumhuriyet'in Mikrokozmosu Memduh Şevket Esendal'ın ilk olarak 1934'te yayımlanan ve adeta bir edebi zaman kapsülü niteliği taşıyan romanı Ayaşlı ile Kiracıları,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön