"Bana bir kütüphane verin; gerisini beklerim. Hatta benden önce siz beklersiniz." – **Umberto Eco**"

yazı resimYZ

**ADI SÜRGÜN**

Bir deli sürgün deyim şimdi.
İçten içe, ucu bucağı olmayan.
Zifiri karanlıkta, ışığa hasret.
Bir deli sürgün bir deli gidiş benim kisi.
Kaçıyorum kendimden mi bilinmez?
Dönmeye hiç niyeti olmayan, vuslata hiç ermeyen gidiş bu.
Sen diye bir şey olmadan, hep umarak yaşamaktan belki de.
Ürkek yüreğim, bir hayli de korkulu.
Gittiği yerde neyle karşılaşacağını bilmeden,
Bundan daha kötüsü de olmaz diye ümit ederek bir gidiş bu.
Sevdiklerimden, eş dost akrabadan.
Kaçar gibi değil, gitmem gerektiği için gidiyorum.
Adını sürgün koydum bu gidişin,
Bir hayli isteksiz bir hayli ürkek
Nedenli, nedensiz kalbim herkese kırgın.
Bir kaçış bu, bir sürgün ardına bakmadan.
Sahi başka çaresi yok muydu, gitmek midir tek çıkış yolu.
Yüzleşemez miydim ben bu gerçeklerle.
Hiç bilmediğim bir yer mi, yoksa çok iyi bildiğim gerçekler mi daha korkutucu olan.
Cevabını hiç bulamadığım, kilitli bir soru benimkisi.
Hep umarak yaşanır mı?
En korkutucusu bu yaşayan için,
Belki de umarak değil de, kabullenerek yaşamaktı hasıl olan.

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön