"Herkes bir roman yazabilir, ama kaç kişi yazdığı o romanı okuyup da hâlâ kendi zekasına güvenebilir?" – Dorothy Parker"

Alışılagelmiş Yalnızlık

değişiklilk

yazı resim

Alışagelmiş Yalnızlık

Vakit gelmiş çoktan geçiyordu.Düzenli yapılan check-up gibi komple ayrılık testinden geçiyordu iki sevgili. "Uyarı! Bakım ve onarım aşamasında olduğumuz için geçici bir süre ayrıyız" yazısı koyuyorlardı dev puntolarla kalplerinin resmi sitesine. Beraber yaşanmış güzelliklerin,birbirine paralel olup kesişen duyguların,birbirleri için yaşadıklarına edilen yeminlerin akabinin de error veriyordu bu birliktelik. O zaman geleneksel 6. düzenlenen " Ayrılık Ağıtlarına " hoşgeldiniz! Sevgiliyle yağmurda el ele yürümek,başını omuzuna koyacağın birinin olduğunu bilmek yerini bırakıyor dostlarla ucuz vodka içerek dertlerin zincir yapılmasına. Deprem de evini kaybetmiş mağdur insanların sığınacağı prefabrik evler gibi , aşkı enkaz altında kalmış,manevi mağduriyetin Allah'ını yaşamış biri olarak bu dostların evine sığınıyorum. Garip gelmiyor... Çünkü dünyam başıma yıkıldığı her vakit çıkıp sığınmışımdır yakın dostlarımın evine. Misafir etmişlerdir yıkılan dünyam tekrardan inşa edilene kadar yalnız kalmayayım diye. İnşaatın müteahhit'i ben olmuşumdur her zaman. O'nun yıktığı gibi tekrardan inşa etmişimdir,çıkmışımdır katları teker teker eskisinden daha sağlam,depreme dayanıklı olarak. Ama bu bir test,bu bir check-up,bu bir düzenli bakım-onarım yine yıkılacaktır biliyorum ama yine de O'nun uğruna belki de onsuzluğun verdiği acı uğruna hayata geçirmişimdir bu projeyi. Ama şimdi tekrardan yıkılan dünyamı(zı) inşa etmeye ne yeterli ekipmanım ne de projeyi çizecek ince fikirlere sahibim. Mutluluk denizinde boy vereyim derken boğulmaktan kurtulmak için çırpınan,bir daha o denize girmeye korkacak bir yüzücü gibiyim. Sun-i tenefüsü sen yap bana. Hayat öpücüğünü sen ver! Tek bir dokunuşunla geri geleceğim , sen yap bana (kalp) masajını. Gücümün kalmadığı gibi çaresiz,yalnız,boğulmaktan kurtarılmayı bekleyen ve dünyasının tekrar inşa edilmesi için dua eden Allah'ın aciz bir kuluyum. Tamam tamam. Çok bir şey istemiyorum senden. İnşaatın temelini sen at , katları yine ben çıkarım. Yazarken titreyen ellerim, içimi kaplayan buhranla birleşerek kanadı kırılmış bir kuş misali sana birşey söylüyorum ; Bir de sen at şu temeli. Benden sonsuz peşinat sevgi,uzun vadeli bağlılık...

KİTAP İZLERİ

Gözyaşı Konağı

Şebnem İşigüzel

Osmanlı Sürgününde Modern Bir Kadının Sesi Şebnem İşigüzel, Gözyaşı Konağı’nda, 19. yüzyıl Osmanlısının boğucu atmosferini, ataerkil bir ailenin baskısıyla Büyükada'ya sürgün edilen genç bir kadının
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön