"Sizin için dün, benim için yarındı. Ne fark eder ki, ikisi de geçecek." – Jorge Luis Borges"

Amansız Sevda…

Hayat üzerine abanır, çırpınmak ve onunla mücadele etmekten yorgun düşer bedenin:

yazı resimYZ

Hayat üzerine abanır, çırpınmak ve onunla mücadele etmekten yorgun düşer bedenin:

“Bırakmak istiyorum her şeyi…” diyerek bağırırsın, uzun bir yolculuğun gölgesine sığınıp onu takip ederek kaybolmak istersin. Savunmak ve güçlü olmak için çabalamaktan bıkarsın, ölüme gitmek ve bir daha geri dönmemek istersin. Masumiyetini kaybeden dünyada kalmanın anlamı yoktur.

Duyguları anlatmakta zorlanırsın. Hele ki aşk ve sevgi kıvılcımları yüreğe düşmüşse, dili kilitlenir insanın. O yüreğin içine hapsolur ve koy veremez kendini kalebentlikten…

Çırpınırken duyguların denizinde, dalgalar yüzüne çarpan acılardır. Zamanın ötesinde bırakılan bir sevdanın hüznü gözlerine oturur. Kapatıp yaralarını hayata sarılır ellerin. Nafile unutulmaz sevgili…

Öncesinde söylenemeyen onlarca sözle dolu kalan yüreğinden çıkar.

Gözlerini diktiğin kıbledir uzaklarda… İçinde bir fırtına, kopuşa, kıyamete açılan boşluk... Titreyen kalbin en büyük korkusu, onsuzluğa akacak bir hayatın dehlizliğinde imgesiz kalan bir bakış.

Nasıl bir sevdaysa yaşadığın kutsallığa atıfta bulunan bütün değerleri yerle bir edebilecek kıyamettir, öylesine…

Kuşkuyla dolu benliğin acısı gidişlerin dönülmezliği...

Zamanların zamansızlığında yaşar yürek.

Her yanında sevdiğin aklının bir köşesinde onun silik, hayal meyal varlığı…

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön