"Hakikat, şarap gibidir; eğer çok beklersen, ekşir." - Mark Twain (kurgusal)"

Anlatamadım İstanbul'u

yazı resim

]

bana bir şehri anlat dediler.
uzun zamanlar önceydi,
ben de;
bir şehri anlatmak istedim,
İstanbul’u! ............................
.............................................
nedense;
boğazı düşündüm ilk önce,
kırık hayatların izleriyle dolu yalıları,
tarihten köprü olan sarayları,
sonra İstinye Koyunda
nazlı nazlı duran kayıkları.
ha bir de,
Üsküdar'da ki yağmurda
katibin çamurlu setresini...
................................................

düşündüğümle kaldım sonra
yazamadım hiçbirini
kalemim naçar kaldı
İstanbul sen,
............ sen İstanbul
.....................olalı beri.....

anlatamadım Etilerdeki o aristokrat havayı,
Bebek kıyılarının buğulu atmosferini,
Çamlıca sırtlarından bize el sallayan
asırlık çınarları,
ne de Kız Kulesindeki kaçak aşkları.

kelimeler tükendi birden,
dilim paslandı sanki,
yazmadı kalemim senden gayrısını,
yüreğim sen,
...............sen İstanbul
.....................olalı beri.
.........................................

________Sevim

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön