"Yazmak, aslında, sürekli olarak bir şeyler yazmaktan kaçınmanın en güzel yoludur." — Woody Allen"

Arkadaşa Ağıt

Olmadı be Osman olmadı Sen kalleşliği sevmezdin Ne oldu da böyle habersiz gidi verdin

yazı resim

Olmadı be Osman olmadı
Sen kalleşliği sevmezdin
Ne oldu da böyle, habersiz gidi verdin.
Sen dolu dolu bir insandın
Nasıl sığdın o bir metrelik çukura
Hani seninle bir ada kiralayacaktık
Ağaçlar dikecek sebzeler yetiştirecektik
Hiç hatırı olmadı mı o eski günlerimizin
Bir dolu poşetle bulurdun beni ovada
Bazen de yanında Demirci Ali usta
Çimenler üzerine gazete sererdik
Getirdiğin şarapları içerdik
Kafalar dumanlandığında
Şarkılar söylerdik doyasıya
Seslerimiz kısılırdı susmazdık
Kuş sesleri yükselirdi en tiz perdeden
Susun artık, en güzel şarkıları
Biz söyleyelim size dercesine
Gün gelir çılgın geziler düzenlerdik
Motor sıkletlerimizle yarışırdık ölesiye
Gün gelir antik bir kentin sarp yolunda
Yorgunluğumuzu giderdiğimiz çoban çeşmesinde
Söyleşirdik yitirdiğimiz sevgiler üstüne
Olmadı be Osman olmadı
Kalleşlik sana hiç yakışmadı
Bıkmış mıydın yoksa bizden
Belli ki bıkmıştın, yoksa gider miydin böyle
Yenilir miydin hiç, o zamansız ölüme

Özcan NEVRES

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön