"Yarının bugünü, dünün yarınıdır. Yani pek de yeni bir şey yok." — Douglas Adams"

Aynandım Senin

Birbirlerine ayna olsun diye her şey çift yaratıldı.

yazı resim

İlk ben gördüm ürkek gözlerinden
Dalgakıranla bölünmüş denizini
Bir yanı özgür
Coşkulu ve tehlikeli
Diğer yanı her liman gibi
Sıkıcı, sakin ve tedbirli

İlk ben gördüm batık gemilerini
Yelkenleri yırtık, karinaları delinmiş
Anladım o zaman
Dalgakıran, çarptığın kayalardan örülmüş

İlk ben gördüm derin enkazlardaki hazineni
Sandık sandık sevgileri
Harcanmadan daha
Hayal kırıklıklarıyla küflenmiş

İlk ben gördüm
Kayaları döven coşkun dalgaları dinledikçe
Izdırap çeken tutsak incini

İlk ben gördüm
İlk ben çıkardım
Senin bile bilmediğin derinliklerden hazineni

Onları ilk kez gözlerimden gördün
Şiirlerimden duydun
Şaşırdın
Sevindin
Şımardın

Toplayıp onları gözlerimden, şiirlerimden
O ışıltılı vitrine koştun
Hayalini kurduğun erkeğe
Artık yetebilirim sandın

O’na baktın, bana baktığın gibi
O sana boş boş baktı
Gülümsedin, bana gülümsediğin gibi
Sana boş boş baktı
Bana anlatıklarını anlattın
Boş boş dinledi
Kendini anlattın, benim kelimelerimle
Sana daha yakından daha boş baktı

Döndün geldin örselenmiş onurunla
Gözlerime baktın mahçup mahçup
Gözlerimi indirdim kırgın ve üzgün

10 Mart 2005, Bandırma

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön