"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

Ben... Ayçiçeği.

Günebakanın öyküsüdür bu... her açıda yüzünü sadece sevgiye dönen.

yazı resim

Ben,
Yeni bir güne uyanmış ve güneşe yüzünü dönmüş bir ayçiçeği kadar mutlu, umutlu...
Ben,
Beslendiği toprağın renklerine bezenerek dalında dişlenmeyi bekleyen bir mür kadar yeniden taze...
Ben,
Bir bakır kalaycısının kaplarındaki ayna parlaksılığında ışıldayan bir ışık...
Ben şimdi, sana aşık, sana tutkun bir dönenceyim...Dondüğün yöne yönelerek devrini tamamlayabilen...
Sen,
Çocukluğumda kaybedip geç yaşımda bulduğum bir Al-Hamra kokusu,
Sen,
İlk genç kızlık yıllarımın cumbalı evi, leylak bahçesi, çifte kavrulmuşu..
Sen, her gece rüyalarımda buluştuğum sevgili, ilk kaçamak öpücük, ilk kalp ağrısı...
Sen,
Beni hayata yeniden başlatan, bakamadıklarımı gösterensin..
Seni herşeyden çok, gönüllerce seviyorum..
Keşke daha fazla sevebilmem mümkün olsaydı ama henüz kainatın sınırları yok...
Belki şah damarımızdan da yakındır..
O halde... damarımda atan sensin.
Herşeyimsin...

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön