"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

bir çınar gibi

ağaçlar ayakta ölürler......

yazı resim

Küçük kızın hıçkırıklarıyla ev inliyordu. Bu hıçkırıklar bir minicik yüreyin umutsuz yalvarışlarıydı.
"Anne ne olursun dövme bir daha yapmayacağım"
annesi küçük kızı dinlemedi. Oysa sadece su içerken bardak kırmıştı. O evde onu anlayan kimse yoktu. KÜÇÜCÜK YÜREYİNDE BÜTÜN İNSANLARA YETECEK KADAR BÜYÜK SEVGİSİ VARDI. AMA BU SEVGİYİ GÖSTERMESİ İÇİN İÇİN BÜYÜK İNSANLAR YOKTU YAŞAMINDA. Büyük insanlar olmadığı gibi iyi sayılabilecek insanlar bile yoktu.
Babası kız altı aylıkken ölmüştü. Annesi kızı sürekli dövüyordu. O da yanlızlığını ağaçlarına anlatıyordu. Bütün her şeyini anlattığı dev bir çınar ağacı vardı.
Kız büyümüş ve 17 yaşına gelmişti. Ve çınar ağacı ölmüştü. Kız yıkılmıştı. Nasıl olurdu bu? oysa dışarıdan ne kadar da güzel gözüküyordu. Sonradan öğrenmiştiki çınar ağacı aynı o kız gibi kendini içinden yakarak öldürüyordu. Sessiz, sakin ve gurulu........

KİTAP İZLERİ

Olduğu Kadar Güzeldik

Mahir Ünsal Eriş

Kusurlu Güzelliğin Dokunaklı Şarkısı Mahir Ünsal Eriş, "Olduğu Kadar Güzeldik" adlı öykü kitabıyla, sıradan insanların hayatlarındaki çatlaklardan sızan o hem buruk hem de aydınlık ışığı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön