"Bir yazarın cenazesinde duyulan en samimi alkışlar, genellikle onun son kitabının tirajına atfedilir." - Umberto Eco"

bir içten bakış kaldı

güller düştü sulara / bir nazlı akış kaldı / hatıralar silindi,kayboldu gülümsemen / anılarımda yalnız / bir içten bakış kaldı.

yazı resim

yanan yüreğimi yokladım bu gün
ne de çok kül bırakmış sürekli gel gitlerin
nasıl dayanmış yürek
bu kadar dolup boşalmaya hayret
sevdayla yüklenmişti , tane tane işlenmişti
ama !
şimdi o günlerden, solmuş bir nakış kaldı.

nasılda coşardı bu deli yürek
ırmak olur akardı
dağlara taşlara haykırmıştı sevdalarını
yol yapmıştı kendine samanyolunu
od'una düşmüştü, hâr'ında kavrulmuştu
şimdi o günlerden ince bir yakış kaldı.

geçmezdi bir günüm sensiz
akşam olmazdı sesini duymasam
karanlıklar olurdu yoldaşım
aydınlığım olurdu kor bakışların
uçurumlara düşeceğim şimdi
bir adımlık mesafe, belki daha yakın
sessiz bir çığlık
bir yere çakış kaldı.

güller düştü sulara
bir nazlı akış kaldı
hatıralar silindi, kayboldu gülümsemen
anılarımda yalnız
bir içten bakış kaldı.

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön