"Yarının bugünü, dünün yarınıdır. Yani pek de yeni bir şey yok." — Douglas Adams"

Bu Deliler İnsanı Gülmekten Öldürür

Üç deli fıkrası var...

yazı resim

GELEMEZ Kİ
Doktorlar, bir tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve:

  • "Seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri deliye:
    -"Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli:
  • "Gelemez ki!" Doktor:
    -"Neden gelemezmiş?" Deli:
    -"Çünkü kuruması için onu astım!"

**

NE GOLÜ?
Deliler kendi aralarında basketbol oynuyorlarmış. Ama topu elleriyle değil ayaklarıyla kontrol ediyorlarmış. Ordan geçen biri kaptanlarına:

  • Kaç gol attın? diye sorunca, deli:
    -Ne golü, futbol mu oynuyoruz biz burda? Demiş.

**

KISKANIYORSUN
Delinin biri hastanenin avlusunda büyükçe bir kaya parçasına sarılıp geziyormuş. Bunu gören doktor:
-Sen neden sabahtan beri elinde taşla geziyorsun? diye sormuş.
Deli de hafif sert bir sesle doktoru azarlamış ve:
-Taş gibi sevgilim var, kıskanıyorsun değil mi? Demiş.

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön