"Erken kalkan yol alır, ama o yola ne kadar dayanıklı bir karaciğerle çıktığına da bağlıdır." - Hunter S. Thompson"

Canımın Öldüğü Tarih

Geride kalmak daha zor aslında. Bunu yaşamak, yaşayabilmek gitmekten daha zor. Hatıralar kalanlarla kalıyor, anılar kalanları incitiyor. Geride kalanlar gidenlere bile ağlayamıyor, sanki ağlayacak hal mi kalıyor.

yazı resim

Giderken yanlız gitmedin ki sen,
Beni götürdüğünü de farketmedin mi,
Belki hissetmedin elini tutan elimi,
Belki görmedin gittiğin yerde beni,
Ama tutuyorum sana ettiğim yemini,
Ben hep seninleyim ve seninim.

Sen yokken beni yaşamış sanma,
Her günüm cehennem hemde azaptı.
Senden geriye kalan herşey,
Her an her saniye kalbimi sızlattı.

Anladım gitmek daha kolay kalana göre,
Hergün eriyorum göz göre göre,
Yalvardım al canımı diye kaç kere,
Senin acını çekmem gerekmiş.

Her geçen an artıyor sana olan özlemim,
Dayanmıyor artık bu yüreğim,
Geliyorum artık yanına,
Bu yazdıklarım mezartaşı sözlerim.

Yaz bakalım şimdi doğum 1975,
Ölümü de yaz,
Çünkü;
Benim öldüğüm tarih belli,
CANIMIN ÖLDÜĞÜ TARİH.

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön