"Yapay zeka geliştikçe, insan zekasının ne kadar yapay olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalacağız." – Douglas Adams"

Canımın Ötesi Annem Mektup III

Pulu sevgim, zarfı yüreğim, kelimeleri sensizliğim, adresi sessizliğin... Bir mektubun daha son cümlesindeyim. Özlemimi dillendiremediğimi, yokluğunu asla seslendiremediğim...Sensizlik karşısında öyle beceriksiz ki kelimelerim...Seni öyle özlüyorum ki ANN

yazı resim

Temmuzun değil, sensizliğin alevleri yalıyor varlığımı. Kan-ter içinde parçalanan uykularım değil aslında, bütünlüğüm. Bir parçamı uyutuyorum kara toprakların örtüsüyle, dualarımı ninni diye dolayıp dilime. Dolunayın tam göbeğine oturup, yeniden doğabilmek istiyorum geleceğime. Sensizlikle durmaksızın kanayan yaramı deşmekten vazgeçip, sağaltmak istiyorum bir Temmuz gecesinde. Olmuyor canımın özü, varlığımın sebebi annem. Olmuyor sensiz...

Korkunun çığlıkları yükselirdi içimde bir zamanlar, sonsuzluğa göç eden bedenle ev sahipliği yapan mermerlerin zemininde. Oysa artık ne istiyorum biliyor musun annem? Üzerime sana dair anılarımı giyip bayramlık bir elbise giyercesine, uzanıp yanına uyuyuvermek anne sevgini çeke çeke içime. Konuşmak seninle saatlerce, hiç cevap vermesen veremesen bile... Paylaşımın en güzeli anne sıcaklığıyla bezeli olanmış gül yüzlü annem. Yüreğim yokluğunla buz kesiyor Temmuzun bu en sıcak gecesinde...İstediğin huzur, istediğin sessizlik seni kucakladı mı bilmiyorum uykunun en derinine yattığın yatağında. Ama sensizliğin çığlık çığlığa sessizliği damgasını vurdu gittiğinden beri evrenin her yerine. Anladım ki annem, sadece candan can kopması değilmiş annelik. Ruhun ruhta erimesiymiş canım annem. Bazen gülücüklerimin en neşeli yerinde, bazen gözyaşımın gözlerimi yeşiline döndürdüğü kederde görmemek mümkün mü izlerini? Varoldukça ben varolacaksın her nefesimde. Yokluğunla ezilse de varlığım, senden bana armağan bilirim hayatım...

Pulu sevgim, zarfı yüreğim, kelimeleri sensizliğim, adresi sessizliğin... Bir mektubun daha son cümlesindeyim. Özlemimi dillendiremediğimi, yokluğunu asla seslendiremediğim...Sensizlik karşısında öyle beceriksiz ki kelimelerim...Seni öyle özlüyorum ki ANNECİĞİM...

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön