"İnsanlar, bir şeyi öğrenmek için önce o şeyin ne kadar gereksiz olduğunu öğrenmeli." - Oscar Wilde (kurgusal)"

Çürük Bir Yanım

içimdekiler ve ben...çıkarıp atamadıklarım içimden... ve içime koyamadıklarım.. yerleri hazırken.. ben ve yine ben...düşününce acıtanlar var. aslında acıtanlar hep var. yaralarım var. her dakika acıyan yaralar. bütün bunlara rağmen baktığım yerlerde gördü

yazı resim

Yıldızlara uzanmak ister gibi; bu sessiz ama içten varoluşum, yaşayışım. Uzaklara ama çok uzaklara gitmek ister gibi edemediğim isyanlarım. Haykırmak ister gibi. Ya da vazgeçmek ister gibi. Bölünmüşlük gibi; tek tarafım war, tek tarafım yok.
Çürük bir yanım.
Kim ister ki yok olmasını güzel şeylerin?
Kim istemez ki yok olmasını acı verenlerin?
Nefesin tükenene kadar mırıldanmak gibi ensevdiğin şarkıyı. Belki de anlatamayacağın kadar anlamak insanları; herşeyin başladığı yer. Neden düşündüğünü bilmemek ama inadına yarana tuz basma misali düşünmek.
En büyük yaralara yarabandıdır zaman. zamanın açtığı yaraların varsa orasını bilemem.
Hava gibi, su gibi, ekmek gibi bakma başkasına. Ve acıma sakın aynalarda gördüğüne.
Aynadaki ben ve içimdeki ben...
İçimdekiler ve ben...Çıkarıp atamadıklarım içimden... Ve içime koyamadıklarım.. Yerleri hazırken.. Ben ve yine ben...
Anlamasını beklemiyorum kimsenin.Anlaşılmak sıradan kılar insanı. Herkes gibi bir hayatım var. İstediklerim ve istemediklerim. Sevdiklerim ve sevmediklerim. Biraz da sevemediklerim var. Yaşadıklarım var. Geride bıraktıklarım... Düşününce acıtanlar var. Aslında acıtanlar hep var. Yaralarım var. Her dakika acıyan yaralar. Bütün bunlara rağmen baktığım yerlerde gördüklerim var.
Anlamaya çalışma beni. Boşver!
Yazdıklarım kadar yazamadıklarım var.

KİTAP İZLERİ

Gözyaşı Konağı

Şebnem İşigüzel

Osmanlı Sürgününde Modern Bir Kadının Sesi Şebnem İşigüzel, Gözyaşı Konağı’nda, 19. yüzyıl Osmanlısının boğucu atmosferini, ataerkil bir ailenin baskısıyla Büyükada'ya sürgün edilen genç bir kadının
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön