"Sabahın sekizi ve Salı... Henüz kahvemi bitirmeden önce, Tanrı'dan daha azını yargılayabilir miyim?" - Dorothy Parker"

Dokunabilsem yalnızlığına

Bir kez olsa tutabilsem ellerinden, Görebilsem gülen gözlerini, Yaşayabilsem sevdalarını yüreğimden, Sen anlatsan bana şehrin en güzel yerini...

yazı resim

Her gece,
Konuşsam bakarak saatlerce gözlerine,
Bahsetsem sana aşktan,
Ve yağmur yağsa senin şehrine,
Bir kez olsa tutabilsem ellerinden,
Görebilsem gülen gözlerini,
Yaşayabilsem sevdalarını yüreğimden,
Sen anlatsan bana şehrin en güzel yerini,
En güzel yerinde çocuklaşan hayallerini,
Hatırlatsan bana birgün,
Her gece buğulu pencerelerde nasıl beklediğini,
Çok uzaklardan gelsem yanına,
Alışsam eflatun sabahlarına ödünç bıraktığın uykularına,
Dokunabilsem yüreğindeki yağmurlarına,
Bir kezde olsa dinleyebilsem seni,
Konuşmayı becerebilsem bakarak gül kurusu dudaklarına,
Bir şehir zamana uyuyorken,
Uyanabilsem de,şiirler yazabilsem suskunluğuna
Sen henüz uyanmamışken,
Konuşabilsem aşktan sana,anlatabilsem yüreğimi
Yüreğim bildiğim o masumluğuna,

Her gece,
Eylüldür burası sevdalım,
Yüreğimden usulca kanatlanır aşklarım,
Yenik düşmeden şehrimde bir yağmur dinletisine,
Aynalardan bakıpta güzelliğine,
Bir konuşsam,bir konuşabilsem utandığım gözlerine,
Mevsim sonbahar,aylardan eylüldür zaman,anlarım,

Sonrası,
Senin şehrinde bir denizfeneridir yalnızlığım,
Yağmuru getiren bulutlar gibi çoğalıpta,
Her gece anlatır beni sana çok uzaklardan,
Gözlerine dokunup konuşamadan,ellerinden tutamamışlığım,
Sana bitmeyecek sevdalım,konuşamasamda,
Senin şehrinde,sana olan alışkanlığım....

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön