"Yazmak, aslında ölümü defnetme alıştırmasıdır; her kelime bir kürek, her paragraf bir avuç toprak." Jorge Luis Borges"

Efendim

Sema, yaratıldığı günden bu yana / yeri böyle kıskanmamıştı, sen yürüyünce / inledi, yalvardı, günler ve gecelerce / bin parçaya bölündü,

yazı resim

Efendim

Ey gönlümün beşerden tek efendisi
ne zaman adını yazmak istedimse
kalem titredi döktü yaşlarını mavice
kağıt inledi.nurunu, Muhammedi öpünce
dilim dudaklarımı yaladı
adın dudaklarımdan geçince

Sema, yaratıldığı günden bu yana
yeri böyle kıskanmamıştı, sen yürüyünce
inledi, yalvardı, günler ve gecelerce
bin parçaya bölündü, adımlarını öpünce
gece, adınla kandilini semaya asınca
Kamer ağlar, Hilal olur tüm bedenince.

O gün, sana olan sevdamı boynuma asınca;
ya, tanımazsan beni, tek korkum bu zannımca
''ümmetimi yüzlerindeki parıltıdan tanırım
onlar o gün güneş gibi parlayacak'' deyince
geçer aynaların karşısına, bir ziya ararım
ve kahrolurum aynalar yüzüme tükürünce

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı

İlber Ortaylı

Cumhuriyet'in Mirası ve Geleceği Üzerine Bir Sohbet Milletlerin kurucu yüzyıllarıyla hesaplaşması, kopuş ve devamlılık arasındaki o hassas dengeyi sorgulaması, tarih yazımının en çetrefilli alanlarından biridir.
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön