"Yazmaktaki en zor şey, silgidir. Özellikle de kendi egonuzu silmeniz gerektiğinde." – Dorothy Parker"

Gelişim...

Herkes balıklama / Atlarken dünyaya. / Önce uzatmışım ayaklarımı, / Ne menem şey diye bu dünya. /

yazı resim

1958’in,
Ekim sonu, Kasım başları.
Yağmurlu bir Ege akşamı,
Belki de sabaha karşı.
Koyulmuşum yola,
Babamdan, anama doğru.
Sondan bir öceki durak,
Dünyaya varana dek,
Gelişeceğim karanlık ve
Sıvı dolu ortama.
Yıl dönerken 1959’a,
Dönüşüyordum artık,
Sihirli bir damlacıktan,
Minik bir yaratığa.
Mevsim artık,
Ermişti bahara.
Vakit yaklaşıyordu,
Yola çıkmaya,
Yeni bir dünyaya.
Ve işte beklenen an,
Geldi 4 Haziran,
Saat 3.15’i sabahın.
Telaşlı bir bekletiş,
Ameliyathane önünde.
Herkes balıklama
Atlarken dünyaya.
Önce uzatmışım ayaklarımı,
Ne menem şey diye bu dünya.
Neyse işte sonunda,
Sezaryen denen bir yolla,
İlk adımı atmışım dünyaya,
Sondan bir önceki durağa…

4.Haziran.2003 Ankara 05.30

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön