"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

yazı resim

]

Artık kıyıya çektim sandalımı
Seherde uyuyan sular gibiyim
Mazide bıraktım hırçın yanımı
Şimdi uzaklara dalar gibiyim

Yaşadım aynada gördüm hayali
Nakışla gönlüme ördüm hayali
Yükledim sırtıma sardım hayali
Kendimce surumu çalar gibiyim

Taşlar yerine oturdu bir bir
Serde ne mağrurluk kaldı ne kibir
Sanki mecnunla oturduk birebir
Kendim saçlarımı yolar gibiyim

Söz geçmezdi taş gibiydi bu gönül
Ateşler yandı artık kalmadı kül
Hazan mevsimi yaşar oldu bu gönül
Usulca sararıp solar gibiyim

Bahardan yavaşça uzaklaştıkça
Şu simsiyah saçlar aklaştıkça
Bilinen gerçeğe yaklaştıkça
Bastığım dalı baltalar gibiyim

KİTAP İZLERİ

Gözyaşı Konağı

Şebnem İşigüzel

Osmanlı Sürgününde Modern Bir Kadının Sesi Şebnem İşigüzel, Gözyaşı Konağı’nda, 19. yüzyıl Osmanlısının boğucu atmosferini, ataerkil bir ailenin baskısıyla Büyükada'ya sürgün edilen genç bir kadının
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön