Ta uzaklardan bir ağıt,
Hüzne sarıldı bulut.
Ayşelerin, Mehmetlerin ,
Tükenişinin resmi.
Fırat mı yaktı yüreğini,
Bolu Beyi mi dağladı gözlerini?
Dipsiz bir kuyu gözbebekleri
Ve susuz...
Hazana dönen yürek nerde,
Umutsuz gülüşler hangi yüzde ?
Nedendi bu çığlıkların sessizliği?
Çıkmaz bir yolda,
Bile bile gitmek...
Ellerindeki nergislerin ,
Yüzlerindeki gülüşe karışması
Ve olmazla karşılaşmak.
Bitti demek,
Kabullenememek,
Yaşamanın yükünde kalakalmak...
Sevda mı ağır bastı,
O dimdik duvar mı yok etti
Gün be gün cıvıldayan sesini;
Kim bile?
Sadece gitti,
Veda etmedi ya da edemedi.
Bunca ağlayışların okyanusunda,
Yüzüp gitti sevdanın yelkeni...
Giden, bilir miydi ki
Çıkmaz yollar da açılır.
Kalan ,bilir miydi ki
Duvarlar da yıkılır.
Saçının bir tek teli bile,
Benzemezken kimseye,
Her ak saçta onu anmak...
Sevgi dolu gözleri bile,
Bakmaya kıyamazken ona
Bakamaz olmak...
Başucundaki çam ağacının kozalağında,
Ondan bir nefes bulmak,
Burdayım dediğini duymak
Ve bir olmak...
