"Benim için bir kitap, bir ayna gibidir; içine bakan herkes, sadece kendi yüzünü görür." - Jorge Luis Borges"

yazı resim

bitmesin diye geldiğim bir gecenin ışığında bekmetmişim sevdamı .
kısık gözlerinde..

uzandığım hiç bir hiçe yalvarmamıştım oysa bu kadar.
geçmiş bir hançerin izi kalmışken bedenimde..
ürkmüyordum sahte masalların tıkırtılarından artık..
kalbim sen istiyor teklediği,sıkıştığı sözlerinde hala ..
oysa ben gitmeliymişim izlerindeki parıltılardan..
silmeden yaşlarımı sakince..
uzaklaşmalı..
küllerimde savrulmalıymışım her köşene delice...

gitmeliydim suskunca.
düşmeden başım öne,ağlamadan
hıçkırıklar hiç olmadan
unutmalıydım..unutmalıydın..

tuz basılmış yaralara ağlamadan..
çığlk atmadan unutursunlara..

gitmeliydim oysa...
Tanıdık yüzler aramadan..
herşey aynı be derken
gitmeliyim işte..

geçer acılarında.sakince.suskunca titremeden söylediğim sözlere sahip çıkıp öksüz bırakmadan gitmeliyim hayatından..hayatımdan...

Melih COŞKUN.

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön