"Yarınlar, bugünün kahvesini içmeye cesaret edemeyenler için hep bir sonraki fincanın dibinde saklanır." - Neil Gaiman"

Göğsümüzde Hüzzam Sızılar

yazı resim

Sancıları kendi zarında saklıyor gece
Sessizliğin mahzeninde üşüyor hece
Berelenmiş bir yürekte onca bilmece
Geçiyor yıllar, döndürebilmek ne çare.

Sesimizde huysuz bir ton, ahımızda an
Ruhumuzda sessiz bir fon, yaşımız kan
Kuşkumuz us’a direniyor, hayattır kaçan
Yürek kendini kemiriyor, kalemdir yazan.

Umudun bilekleri harlı, dalga kumu taşıyor
Sol göğsümüzde bıçak, yapraklar sararıyor
Esrik bir şarkı dilimizde, nehir tersine akıyor
Tohum küsmüş toprağa, anbar küfe sarılıyor.

Bulutlar inmiş gözlerimize, sırtımızda güneş
Gül şafağı bekler bezgin, ayrılık ruhumuza eş
En soysuz umarsızlığımıza düşer birazdan ateş
Gönlündeki pranga mevsimlerini, sevgiyle geç.

Kendi saltanatımızda salladık onca aşkın yapısını
Çocuk ruhumuzla eskittik anıların hüzün çatısını
İçtik gökyüzünün tükenmez denilen sevda şırasını
Sitemli bir ömrün terkisinde geçtik hayat ovasını.

Selahattin Yetgin

]

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön