"Yarın ne okuyacağını bilmeyen bir yazar, bugün ne yazacağını bilmeyen bir tanrıdır." - Umberto Eco (kurgusal)"

Gözlerimde Buluttun

yazı resimYZ

Bakışından anlamalıydım gideceğini,
Bu aşka acımadan veda edeceğini.
Bir yanın doğru,
Bir yanın inkâr hoşluğu,
İçinde ise gizlemenin ağır boşluğu.
Bakışından anlamalıydım gideceğini,
Gözlerinde gözlerimin izi yoktu.
Sanki ölesi tutmuştu ellerinin,
Parmakların desen, buz gibi soğuktu.
Sessiz kalmıştı yüreğin nicedir,
Sözlerin bıçak ağzı,
Susmaların çoktu.
Dağlara çekilmişti sanki kolların,
Koynunu koynuna almıştın.
Ayaklarına değmiştin uzak yolların,
Gitmelerin rüyasına dalmıştın.
Yüzün ılımandı ama
Gülüşün yaman,
Duruşunda ise çoktan bitmişti zaman.
Arkanda duruyordu ayrılık;
Elenmemiş kül gibi,
Ayan ve beyandı aklından geçenlerin her biri.
Gelgelelim;
Görmek istemeyen bendim,
Sormadım da kendime, bu sona nasıl geldim.
Yazdıklarıma bakma sen,
Yok aslında pişman olmuş bir halim.
Dünkü çocuk değilim,
Üstesinden gelmesini bilirim.
Zaten aşk dediğin ayrılık sever,
Ben seni sevdim;
Aşkı sırtlanan senmişsin meğer...
(02 Mart 0215)

Gözlerime değen bir buluttun, gittin ve ne çabuk unuttun

Arzu Karadoğan

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön