Kalabalığı yararak geçtiğini kimse görmemişti.
Kimse duyamamıştı çığlığını gülün.
Utandığını kendi kırmızısından
kimse bilemedi
Yüzündeki iki güneş, gülü kucakladığında
ağladığını kırmızının
kimse göremedi
kırmızısı gülün, kırmızıya dokunduğunda
sardığını lokmanca...
Kimse işitmedi
dosta ahvalini Tavra yolunda.
Gül yarasını gözyaşıyla sardığını
kimse söyleyemedi.