"Yaşam o kadar kötü bir şaka ki, en azından sonu güzel olmalıydı." *Samuel Beckett (kurgusal alıntı)*"

yazı resim

Suların şarkısı aniden bitmiş,
Rüzgârın ezgisi birden kesilmişti…
Sevinç apar topar çıkmaya mecbur kalmıştı bilinen yolculuğuna
Yeryüzü büzülmüş gökyüzü eksilmişti
Devam ediyordu zaman acımasız oyunculuğuna.

Görülmeye değerdi koşuşturması gündüzün
Gece karanlığa mahkûmluğun libasları hazırlığına başlamıştı
Bu sefer beklenenden erken gelmişti hüzün
Her tarafı sıkıntı kaplamış, Her yer telaşa kapılmıştı
İnsafı, vicdanı yoktu gaddar ziyaretçinin
Hiç beklenmedik bir âna kuruyordu pusuyu
Bu umulmadık erken ziyaretle
Ne kadar acıklıydı yaprakların göç hazırlığı
Goncaların küskünlüğü, güllerin yıkılışının ardından
Yalnızlığına gömülmüştü gülsuyu
Kalmamıştı koklayan; eline, yüzüne süren.

Kimse söylememişti, goncalar da bilmiyordu
Hep aynı ve hiç değişmeyecekti güllerin macerası
Acılar bir kez daha bukağısını merhametsizce vurdu
Kanadı gül kokularıyla,
her hüzün zamanında
gülsuyunun sevince hasret yarası.

] ]

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı

İlber Ortaylı

Cumhuriyet'in Mirası ve Geleceği Üzerine Bir Sohbet Milletlerin kurucu yüzyıllarıyla hesaplaşması, kopuş ve devamlılık arasındaki o hassas dengeyi sorgulaması, tarih yazımının en çetrefilli alanlarından biridir.
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön