"Bir yazarın cenazesinde duyulan en samimi alkışlar, genellikle onun son kitabının tirajına atfedilir." - Umberto Eco"

Gündüz de İntihar Ederim

Ölmek İçin Hep Geceyi Mi Beklemeli? / Gündüz Ölemez Mi İnsan?

yazı resim

Dilindeki ölülere iyi bak diyen baykuş,
Kimden öğrendin böyle konuşmayı?
Bakma öyle sustuğuma...
Boşuna çamura bulamadım,
En süslü kelimelerimi!
Her gün bir çocuğu toprağa verirken
Bu umut mezarlığında,
Kurutacak söz bulamadım.
Ve uyuttum karanfilleri
İçine kan dolan ninnilerle...
Unuttum susmayı,
'Gel' dedim sana bir kez daha...

Güllerin dikeni dilime batarken,
Geldin sandım.
Göğsüme hayalini batırdım,
Ve kanadım...
Gittiğine hiç ağlamadım,
'Gel' demeyişine yandım yar...

Günahlarımı Tanrı' ya anlatan melek!
Gündüz de günahlar düşürürüm kasığımdan.
Yalnız gece savrulmam toprağa.
Nice küfürler koparırım nasırımdan,
Yaramın kabuğundan...
Bilesin,
Yalnız gece ölmem.
Kelimelerimi,
O küçük kızın cesedine sarıp
Gündüz de intihar ederim...

KİTAP İZLERİ

Eşekli Kütüphaneci

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt’un Vasiyeti: Kapadokya’da Bir Umut Destanı Bir yazarın son eseri, genellikle edebi bir vasiyetname niteliği taşır; kelimelerin ardında bir ömrün birikimi, son bir mesaj
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön