"Sabahın köründe uyananlar, günü daha uzun yaşamaz, sadece daha çok yorulur." – Oscar Wilde (kurgusal olarak)"

Günlerin Rutininde Kaybolur Ruhlar

Ben, düşünmenin bir zararını görmedim. Düşünceden korkanları az çok anlıyorum. Bilmediklerindendir. Göremedikleri ve hayal edemediklerinden.

yazı resimYZ

Ruh'un farkına varmak kadar acıtır mı hayat? Kabulleniş, yaşamayı kolay kılar mı? Bilmiyorum. Ağır bir düşünce, hissettirdiği gibi. Nefesim daralır.
Oysa, özgürlüğü mercek altına almıştım. Beni her daim ağlatan kelime: özgürlük. Önceleri coşku ile, sonra hıçkıra hıçkıra , yüksek sesle ağlatan kelime. Kontrolsüz. Derin. Kimbilir , herşeye rağmen soyut kalan belki. Özgürlük.
İnsan ne kadar özgür? Yanlış anlaşılan, sahiplenilen, uğruna can verilen Özgürlük nedir?..
Sayfalarca yazılır hikayesi var. Anlamı, anlaşıldığı kadar, saptırıldığı kadar, aslı kadar. Beylik laflarla, haykırışlarla, fedakarlıklar, kahramanlıklar, hazin, hüzünlü, coşkulu ve illa ki gerçek hikayelerle anlatılan Özgürlük. Yürek olmadan anlamına varılmaz. Yürek olmadan söylence sadece, kuşkulu. Duygusuz yaşanan her an gibi.
Hayatın kamçısı şakladıkça, hırslar hortlar. Özgürlük, kişinin malı mülkü kadar. Ruh, derinlerde hapsolmuşken, özgürlük nefsin doyumsuzluğu kadar.

Herşeyi bir kenara bırakıp öylece kalmak huzurlu olmalı. Rahat bırakmayan düşünceler hayallere salıverir insanı. Paydos etmeyen mantığa, kendini kaybetmeyen akla mahkûm mu?..

eylül

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön