"Sabahın köründe uyanmak, tanrının bize yazarların ne kadar tembel olduğunu hatırlatma şeklidir." - Douglas Adams"

yazı resim

Önce ad değildir,belki de,mutlaka sevilen
Lakin öyle ise,önce babam,sonra sen...
Birden dalıp düşünüp ben de derinden
Yine kedere daldım,çok sevdiğim iki kaybettiğimden.

Gitme desen,gider miydim,tut ellerimi desen?
Ümitsizliği ümide bezesen,birdik sen ben..
Utanılacak ne vardı ki,olduk olası sevgimizden?
Çocuktuk,genç,ihtiyar olmaktayız,geçmedik kalp birliğimizden.

Bir ev vardı,çok uzaklarda,tahtadan kapısı
Üzüm bağı vardı onun,üzümleri altın sarısı...
Omuzlarında taşırdın beni,sanırdım ben canının yarısı
Velhasıl,tadı acı döken,eski zaman hatırası.

06.12.2007.
İzmir-Osmangazi.

KİTAP İZLERİ

Tutunamayanlar

Oğuz Atay

Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön