"Bana bir roman yazmak için yeterli zaman verin, size dünyanın tüm uykusuzluğunu vereyim." — Virginia Woolf"

İçimdeki Esintiler

insan yalnızlık mıdır

yazı resim

rüzgar tülle oynaşıyordu.Odanın içinde güneşle gölge yer değiştiriyordu.Televizyonda sunucu bildik haberleri tekrarlayıp duruyordu.Ayakkabılarım dışarı çıkmak için can atıyordu.Kış ortasında çapkın bahar havası gönlümü çeliyordu.Bense karmakarışıktım.Hiçbir yerde olmak istemiyordum.Ne içerde ne de dışarıda...Garip bir yaşama bunalımı hallerindeydim.Bu halle tüm mekanlar dar geliyordu bana.Neden sonra ayakkabılarımı giydim,eşikten tam adımımı atacakkken ikirciklendim.Çocuk adımlarımla ilk ne zaman dışarı çıkmıştım?O zamanda korkmuş muydum,ürpermiş miydim?Sanmam.Şimdikinin tersine .Kocaman oyun bahçesine,bayram yerine gider gibi giymiş olmalıyım.Kendimi kozasından çıkan kelebek gibi duyumsadım bir an.İçim ürperdi.Korkunun izi ne zaman kazınmıştı belleğime?Çocukluğumu,ilk gençliğimi gezdirdiğim yollara vurdum kendimi.Deniz kenarında oturmak,denizin maviliğinde kaybolmak istedim.Oysa zihnimdeki karışıklıktan kurtulmak için kalabalık yerlere giderdim.

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön