"Bana bir kütüphane verin ve dünyanın yedi harikasını unutun." - Agatha Christie"

İlk Aşkıma...

Küçücük omuzlarıma kocaman bir ailenin sorumluluğunu yüklediğinde vazgeçtim aşktan. Çocuksu düşlerimi de beraberinde götürdüğünde öğrendim aşkın acı halini.

yazı resim

İLK AŞKIMA…

Aşka ilk inanışım sendin. Eğer aşk vazgeçilmez olsaydı önce sen beni yokluğuna mecbur bırakmazdın. Bilirsin kızların ilk aşkları babalarıdır. Büyüyünce babamla evleneceğim derdim çocukluğumun masumiyetiyle. Aşka olan inancımı seninle kaybettim.
Küçücük omuzlarıma kocaman bir ailenin sorumluluğunu yüklediğinde vazgeçtim aşktan. Çocuksu düşlerimi de beraberinde götürdüğünde öğrendim aşkın acı halini.
Dümeni elime verip gittiğinde başladım ailemin rotasını belirlemeye. Alabora etmeden, kayıplar vermeden kaptanı olmaya çalıştım gemimizin. Küçücük ellerimin idare etmeye çalıştığı dümen çok ağırdı yüreğim için. Ben büyüdükçe dümen küçüldü belki ama kaçırdığım yılların karasına bir hayli uzaktım artık.
İlk defa yoruldum baba! İlk defa korkuyorum alabora olmaktan. En büyük aşkım sendin ve gittin. Şimdi aşkım demeye korktuğum biri daha var. Daha büyük dümenlere, daha büyük acılara mecalim yok. İlk kez rotam belirsiz, yolumu bilmiyorum...

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön