"Sabahın dokuzunda şiir yazan adamdan hayır gelmez, hele bir kahvaltı etsin de bakarız." - Orhan Veli Kanık"

İnsan Zehirlenmesi

Gazeteyi aldım elime bir gün. En arka sayfadan başlarım her zaman. Yazısını daha erken okumak için. Okudum, okudum, okudum... / / İnsanın nasıl zehirlendiğini yazmıştı. Esinim oldu o gün. Zaten bilmem birisini o şekilde kıskandığımı.

yazı resim

-perihan mağden'e

İçinde yaşadığım zamanlar mı,
yoksa bu zamanları paylaştığım
insanlar mı, bilemiyorum.

Bir yanlışlık var bir yerlerde.

Olmalı diyorum, evet, belki bende,
belki yanlışlık ben ve benzeştiklerimde,
ama bir yanlışlık olmalı, kesinlikle...

Yoksa, olmazdım hep böyle.
Yoksa boğulmazdım her zaman
ve ama mutlu olabilirdim bende.

Göğüs kafesimin sıkıştığını,
yalnızlık acıkmalarının baskın
titretişini hissediyorum.
Konuştuğum herkes bir zehir,
duyduğum her ses bir iğne olup
saplanırken yüreğime, ben,
ben yalnızca yalnız kalmak,
ben sadece ağlamak istiyorum.

Tiksinç ve yorucu herşey,
boş gözlerle bakmak,
oyunun ve yalanın bilincinde
kendini inandırmaya çalışmak.
Söz aramak, suflörün yokluğuna söverek.
Sonlara doğru beliriyor artık iyice
ve içinde, yalnız kalacak olmanın hevesi.
İşte bu zamanlarda yaşadığımız ilişkiler,
ve işte bu insan zehirlenmesi.

KİTAP İZLERİ

En Uzun Gece

Ahmet Altan

Aşkın Karanlık Coğrafyası: Ahmet Altan'ın "En Uzun Gece"si Töre cinayetlerinin gölgesinde akan bir tutkunun trajik öyküsü Ahmet Altan'ın "En Uzun Gece"si, aşkın ve acının iç
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön