"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

yazı resim

Erittim bakışlarımı ayak uçlarımda,
Miadına varamayan adımlar biriktirdim.
Gölgeni gözlerken pencerenin önünde,
Umutlarımı kıpırdayan tül perdede biriktirdim.
Dudağında dillenecek bir merhabaya sakladım.
Gecelerim oldu bitmek bilmeyen;
Bitmeyesin diye gecelerimi sana sakladım.
Soğuktur buraları bilirsin hep,
Üşüdüm, sıcağımı yalnız sana sakladım.
Açık siyah bir gökyüzüydü,
İçinde ışıldayan yıldızlarıyla beraber,
Katladım gözlerinin karasına sakladım.

Az da olsa hayallerim vardı seninle çoğalacak;
Az'ı Çok'a Çok'u Hiç'e sakladım.

Sensiz geçen her günün hicranını,
İki damla kan gibi yürreğime sakladım.
Bahçendeki herbir çiçeğin kokusunu soludum,
İnan o gün bu gün ciğerimde sakladım.
Geçen zaman üzmesin seni diye;
Akrebimi yelkovana sakladım.
Benden gayrısı seni anmasın diye,
Adını âmâkıma sakladım.

Kıpırdayan tül perdede biriktirdim umutlarımı,
Dudağında dillenecek bir merhabaya sakladım.

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön