"Yazmak, aslında kendime yazdığım mektuplardır; ama neyse ki postacım bazen başkalarına da dağıtıyor." - Umberto Eco"

İstanbul'u Özleyenlere

sonbahar

yazı resim

İçimde akşamdan kalma kırmızı şarabın buruşuk mayhoşluğuyla,
Camın kenarında koltuğuma oturup
İki elimin arasında sıkıca tutuğum sıcak filtre kahvenin
buğusundan yükselen aroma kokuları ile içimi ısıtıyorum.
Camda bir süre dinlenip aşağı süzülen su damlalarının arasından
Islak sokakta koşturan insanlara bakıyorum.
Kahvaltıya büyük katkısı geçen gazete, ekmek alışverişçilerinin
Pijama nevii kıyafetleri ile aldıklarını ıslatmama çabaları,
Hafif rüzgârla ıslak pastel renkli yaprakların ağaçlara veda seronomisine inat,
Balkonumdaki sardunya ve fesleğenlerin klorsuz ziyafeti
Yeni park etmiş motoru sıcak arabanın altına hemencecik kısan
Mart mahsulü acemi ıslak kedi gibi hafif üşürken
“Norah JONES” şarkıları ile bulutlanan gözlerimde, cama katılmaklı bakışlarla
Sonbaharda yağmurlu bir pazar sabahı İstanbul’u seyrediyorum.

] ] ]

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön