"Yarınlar hepimizindir, ama bugünün kahvesi sadece benim!" - Franz Kafka"

yazı resim

Beni kaderin hırçınlığı değildi yenen
Senin hain gözlerindi
Canım artık sende
Al istediğin gibi kullan
Kaçarken ıstıraplardan
Senin zalim ellerinde kaldı yüreğim
Yine sana bağlanır mıydı bilmem
Taş kesilseydi bedenim.

Bulutlar ağlardı
Beni yakarken ateşinde.
Kan akmazdı damarlarımdan
Acı kavururdu yüreğimi
Başka iklimlere dalıp gitmek için,
Can atarken duygularım.
Çare diye sana sığınmazdı herhalde
Acıya yani
Istıraba.
Oysa sen
Kuytu saatlerimde geldin
Ağlamaya ramak kala ittin beni yalnızlığa
Kör bir yumak topu olmuşken düşüncelerim
Yanmanın ne demek olduğunu öğrettin gözlerinde
Yalnızlıktan beterdi oysa seni beklemek
Fakat hiç gelmedin
Gelmeyeceğin gibi
Artık adını sen koy
İster ayrılık de
Bu kahır yüklü aşka
İster ölüm
Yalnız kefenimi sen dik
Yerim olsun kendi bedeninde

Adı ihanet olsun törenimin
Yeri olsun her gecende
Hatırla beni günlerce
Sende ağla ardımdan
Yan benim gibi senelerce

Adı yalnızlık olsun
Bundan sonra tüm şarkıların
Seni hatırlatırken denizler
Gözümdeki yağmur neden sanırsın
İsterim ki artık senin yüreğini de
Bundan sonra ayrılık sarsın.

FATİH KUYUCU

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön