"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

yazı resim

Yorgun izler bırakıyor zaman beklenmedik aşikâr acımasız…

Uzun zaman olmuştu oysa zamanla fitleşeli. Al gülüm ver gülüm hesabında almıştı anıları. Yürüdüm aranılan ütopyaya… Sözler tutulmalı dimi?

Korkusuz yel değirmenlerine karşı duran don kişot’du cesaretimin maskesi. Paslı kılıcımı savururken rüzgârla arkadaşlık eden devin kollarına anlamadığım kötü olan dev miydi? Rüzgâr mı? Değirmenler kime yararlıydı peki?

Cesaret uyutmakmış gözleri. Masalsız kurgusuz rüyalarıymış sonsuzluğun. Kahramanlarımız ezbere bilinen masallara ait değimliydi aslında? Ve her kahraman ben değimliydi ezbere bildiğim? Neden dinleyeyim o halde?

Çok mu oldu?

Düşmek istedim belki… Evet istedim! Bilerek çelme taktım kendime. Acısın istedim canım. Acıtsın acıtabildiği kadar hayat!

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön